Apilex
İçeriğe atla
Kesin Karara Karşı İstinaf Yolu, Parasal Sınır ve İstisnalar 2026
25 Mart 202614 dk okuma

Kesin Karara Karşı İstinaf Yolu, Parasal Sınır ve İstisnalar 2026

Kesin Karar Nedir? Hukuk Davalarında İstinafın Önemi Türk yargı sisteminde, ilk derece mahkemeleri tarafından verilen kararların bir üst mahkeme tarafından denetlenmesi, adil yargılanma hakkının temel taşlarından biridir. Ancak, yargılamanın makul sürede tamamlanması ve mahkemelerin iş yükünün yönetilebilir seviyede tutulması amacıyla kanun koyucu, her kararın üst mahkemeye taşınmasına izin vermemiştir. İşte bu noktada istinaf kesinlik sınırı […]

Devamını Oku

Son Yazılar

Pasif Husumet Yokluğu, Hukuki Nitelik, Dava Şartı ve Taraf Ehliyeti ile İlişkisi 2026

Hukuk yargılamasında bir davanın başarıya ulaşabilmesi ve hak sahibinin hakkına kavuşabilmesi, sadece haklı ve hukuka uygun bir talebin varlığına bağlı değildir. Aynı zamanda, bu haklı talebin doğru kişiye karşı yöneltilmiş olması yargılamanın gerekliliklerindendir. Uygulamada avukatların ve vatandaşların sıklıkla karşılaştığı “husumet” kavramı, davanın tarafları ile dava konusu edilen hak arasındaki kopmaz bağı ifade eder. Özellikle mahkeme […]

Devamını Oku

İnançlı İşlem Sözleşmesi Nedir? Şartları, Örnek Metin ve Dikkat Edilmesi Gerekenler 2026

Hukuk sistemimizde ve günlük ticari hayatta mülkiyetin veya hakların devri çok çeşitli sebeplerle yapılabilmektedir. Kimi zaman bir malı gerçekten satmak için, kimi zaman ise sadece bir borca güvence oluşturmak veya uzaktan yönetilmesini sağlamak amacıyla devir işlemleri gerçekleştirilir. İşte tam bu noktada, kanunda özel bir başlık altında düzenlenmemiş olmasına rağmen, Yargıtay içtihatları ve doktrin ile şekillenerek […]

Devamını Oku

Miras Sözleşmesi Nedir? Şekil Şartları, İptal Sebepleri, Tapu ve Noter Süreçleri 2026

Miras hukuku, bir kişinin ölümü sonrasında geride bıraktığı malvarlığının, haklarının ve borçlarının (terekesinin) kimlere, hangi oranlarda ve hangi hukuki yollarla devredileceğini düzenleyen, aile içi ilişkileri doğrudan etkileyen temel özel hukuk alanlarından biridir. Kişilerin hayattayken ölüm sonrasına yönelik yapabilecekleri tasarruflar denildiğinde akla genellikle ilk olarak “vasiyetname” gelse de, uygulamada hukuki sonuçları bakımından çok daha güçlü ve […]

Devamını Oku

TCK m. 158/1 l Banka Aracılığıyla Dolandırıcılık, Suç Tipi Analizi, Delil Checklisti ve Yargıtay Özetleri

Türk ceza hukukunda banka bağlantılı dolandırıcılık dosyaları, dijitalleşmenin ve bankacılık işlemlerinin yaygınlaşmasıyla son yıllarda dikkat çekici biçimde artmıştır. Uygulamada en sık karşılaşılan durumlardan biri, içinde “banka” kelimesi geçen veya para transferinin banka üzerinden yapıldığı her olayın otomatik olarak aynı kanun maddesi kapsamında değerlendirilmesidir. Oysa teknik olarak “banka aracılığıyla dolandırıcılık” ifadesi tek bir suç görünümüne işaret […]

Devamını Oku

HAGB ve Ceza Erteleme, Şartlar, Farklar ve Karşılaştırmalı Analiz 2026

Türk ceza adalet sisteminde, mahkemeler tarafından verilen her mahkumiyet kararı aynı şekilde infaz edilmez ve aynı sonuçları doğurmaz. Modern ceza hukukunun temel amaçlarından biri, kişiyi doğrudan cezaevine göndermeden topluma yeniden kazandırmaktır. Özellikle ilk kez suç işleyen ve kısa süreli hapis cezası alan kişiler için alternatif çözüm yolları üretilmiştir. Bu alternatiflerin en önemlileri Hükmün Açıklanmasının Geri […]

Devamını Oku

2026 Pasaport, İkamet ve Vize Harçları Ne Kadar? Süreye Göre Güncel Ücretler Tablolu Liste

Pasaport, İkamet ve Vize Harçları, Türkiye’de 492 sayılı Harçlar Kanunu çerçevesinde düzenlenmektedir. Kamu hizmetlerinin finansmanına katkı sağlamak amacıyla tahsil edilen bu harçlar, işlem türüne göre farklılaştırılmış olup, bir kısmı sabit (maktu) tutar üzerinden belirlenmektedir. Özellikle yurt dışı temsilciliklerde gerçekleştirilen konsolosluk işlemlerinde harç hesaplaması yalnızca TL üzerinden değil; döviz kuru, emsal değer uygulaması ve dönemsel güncellemeler […]

Devamını Oku

2026 Ehliyet ve Araç Tescil Harçları Ne Kadar? Güncel Trafik Ücretleri, Tablolu Liste, Trafik Cezaları ve Tutarları

Ehliyet ve Araç Tescil Harçları Ne Kadar Oldu? Türkiye’de her yeni yıl; vergi, harç ve cezalarda yapılan güncellemelerle başlar. Sürücü adayları, araç sahipleri ve yeni bir otomobil almayı planlayanlar için en kritik sorulardan biri şudur: “2026 yılında ehliyet ve araç tescil masrafları ne kadar?” Bu maliyetler, Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından açıklanan Yeniden Değerleme Oranı […]

Devamını Oku

2026 Gemi ve Liman Harçları, Güncel Sicil, Bağlama ve Denizcilik İşlem Ücretleri Tam Liste

Gemi ve Liman Harçları: Denizcilik sektörü, ulusal ve uluslararası ticaretin belkemiğini oluştururken; gemi sahipleri, donatanlar ve işletmeciler açısından çeşitli mali yükümlülükleri de beraberinde getirir. Türkiye’de gemi ve liman işlemlerine ilişkin harç ve ücretler temel olarak; çerçevesinde düzenlenmektedir. Her yıl Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından yayımlanan Harçlar Kanunu Genel Tebliğleri ile maktu harç tutarları, Vergi Usul […]

Devamını Oku

2026 Yargı Harçları Ne Kadar? Güncel Mahkeme, İcra ve Karar Harcı Ücretleri Listesi

Adalet arayışı, her bireyin en temel anayasal haklarından biridir. Hukuk sistemimizde ise bir dava açmak, adaletin sağlanması için icra takibi başlatmak veya yerel mahkemenin verdiği bir kararı üst mahkemeye taşımak da belirli bir maliyete sebep olur. 2026 yılı itibarıyla, ekonomik koşullar, %25,49’luk yeniden değerleme oranı ve Cumhurbaşkanı Kararı ile harçlara uygulanan %18,95’lik artış oranı dikkate […]

Devamını Oku

2026 Tapu Harcı Ödeme Tutarları Ne Kadar?Gayrimenkul Alım Satım ve İpotek İşlemleri Güncel Tutarları Tablolu Liste

Tapu ve kadastro işlemlerinde ödenen tapu harçları, temel olarak 492 sayılı Harçlar Kanunu hükümlerine ve bu Kanuna bağlı (4) sayılı Tarife düzenlemelerine dayanmaktadır. Tapu harçlarının hukuki altyapısı, taşınmaz devri ve benzeri işlemlerde mali yükümlülüklerin belirli kurallara bağlanmasını amaçlamakta olup, uygulamada iki temel ilke öne çıkmaktadır: Öncelikle, hangi işlemlerin harca tabi olduğu ve bu harcı ödeme […]

Devamını Oku

CMK m. 223/2 e Beraat Kararının Hukuki Niteliği, Suçun Sanık Tarafından İşlenmediğinin Sabit Olması, Delil Değerlendirme

Ceza muhakemesinde hüküm türleri ve özellikle beraat kararının hangi hâllerde verileceği, Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223. maddesinde ayrıntılı biçimde düzenlenmiştir. CMK m. 223/2’de beraat sebepleri bentler hâlinde sayılmış olup, uygulamada en fazla tartışma yaratan ayrım “yüklenen fiilin sanık tarafından işlenmediğinin sabit olması” (CMK m. 223/2-b) ile “yüklenen fiilin sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması” (CMK m. 223/2-e) […]

Devamını Oku

Kamu Kurumuna Karşı Nitelikli Hırsızlık Cezası, TCK 142/1 a ve 1 e Nedir? 2026

Nitelikli Hırsızlık suçu, taşınır bir malın sahibinin rızası dışında bulunduğu yerden alınması eylemiyle, mülkiyet hakkına ve zilyetliğe karşı işlenen en temel suçlardan biridir. Ancak bu suçun konusu, toplumu doğrudan ilgilendiren kamu kurum ve kuruluşlarına ait eşyalar veya kamu hizmetine tahsis edilmiş mallar olduğunda, kanun koyucu bu eylemi basit bir hırsızlık olarak görmez. Türk Ceza Kanunu […]

Devamını Oku

Emekli Maaşına Haciz Konulması, Haczedilmezlik İddiası, Muvafakat Tartışmaları ve İcra Mahkemesi Şikayet Yolları, 4 Adım

Emeklilik, bireylerin yıllarca süren çalışma hayatının ardından rahatça yaşamaları gereken bir dönemdir. Ancak günümüz ekonomik koşullarında birçok emekli, bankalara olan borçları veya şahsi kefaletler nedeniyle icra takipleriyle karşı karşıya kalmaktadır. Bu noktada akıllara gelen en büyük soru şudur: Emekli maaşıma haciz konulabilir mi? Türk Hukuk Sistemi, sosyal devlet ilkesi gereği emeklileri koruyan güçlü kalkanlar geliştirmiştir. […]

Devamını Oku

2026 Ruhsat ve Harç Ücretleri, Silah, Maden, Pasaport ve Ehliyet Güncel Tutarları

Her yeni yıl, mali yükümlülüklerin ve devlet tarafından tahsil edilen harçların yeniden değerleme oranına göre güncellendiği bir dönemdir. 2026 yılı itibarıyla, ruhsat ve harç ücretleri, silah ruhsatı ücretleri ve maden işletme ruhsat bedelleri gibi kalemlerde önemli değişiklikler meydana gelmiştir. Bu blog yazısında, hem bireysel hem de ticari faaliyetlerinizi sürdürebilmeniz için ödemeniz gereken güncel tutarları, hukuki […]

Devamını Oku

TCK m. 155 Güveni Kötüye Kullanma Suçunun Unsurları: Zilyetlik Devri, İade Yükümlülüğü, Kastın İspatı, Yargıtay Kararları

TCK m.155 güveni kötüye kullanma suçu, failin başkasına ait bir malın zilyetliğini hukuka uygun ve rızaya dayalı şekilde devralmasına rağmen, bu mal üzerinde devir amacına aykırı tasarrufta bulunması veya teslim olgusunu inkâr etmesiyle oluşan bir suç tipidir. Bu suçta ayırt edici nokta, malın failin eline başlangıçta haksız veya gizli bir biçimde değil, mağdurun iradesiyle ve […]

Devamını Oku

Kamu Malına Zarar Verme Suçu, TCK 152/1 a, Ceza, Etkin Pişmanlık, Yargıtay

Mala zarar verme suçu, bir başkasının taşınır veya taşınmaz malını kısmen veya tamamen yıkmak, tahrip etmek, yok etmek, bozmak, kullanılamaz hale getirmek veya kirletmek suretiyle işlenen ve mülkiyet hakkını ihlal eden bir suçtur. Ancak bu eylem, toplumu ve devleti doğrudan ilgilendiren kamu mallarına karşı işlendiğinde, kanun koyucu olaya çok daha ciddi yaklaşır. Türk Ceza Kanunu’nun […]

Devamını Oku

TCK m. 151/1 Bağlamında Mala Zarar Verme Suçu, Zarar Kavramı, Değer Tespiti ve Şikayet Rejimi

Mülkiyet hakkı, modern hukuk sistemlerinin temel taşlarından biridir. Anayasal güvence altında olan bu hak, bireyin eşya üzerindeki egemenliğini, kullanma ve tasarruf etme yetkisini ifade eder. Ancak toplumsal yaşam içerisinde, kişiler arası husumetler, anlık öfke patlamaları veya vandallık gibi nedenlerle bu hakka yönelik saldırılar sıkça yaşanmaktadır. Türk Ceza Kanunu (TCK), bu saldırıları Mala Zarar Verme Suçu […]

Devamını Oku

TCK m. 188 Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde İmal ve Ticareti, Tipiklik, Delil, Arama / El Koyma Uygulamaları, Nitelikli Haller

TCK m. 188 kapsamında düzenlenen uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçunun hukuki değerlendirmesinde uygulamada dört temel eksen birlikte ele alınmaktadır: suçun tipikliği ve seçimlik hareketli yapısı (kast ve amaç unsuru dahil), delillendirme süreci (maddenin niteliği ve miktarı ile ticaret kastını gösteren emareler), arama ve elkoyma işlemlerinin usule uygunluğu çerçevesinde hukuka uygun delil ilkesi […]

Devamını Oku

TCK m. 89/2 Kapsamında Taksirle Yaralamanın Nitelikli Halleri: Kemik Kırığı, Hayati Tehlike ve Adli Tıp Uygulamaları

Türk Ceza Hukuku sistematiğinde, vücut dokunulmazlığına karşı işlenen suçlar arasında Taksirle Yaralama, günlük hayatta en sık karşılaşılan suç tiplerinden birini oluşturmaktadır. Trafik kazalarından iş kazalarına, tıbbi malpraktis iddialarından bina çökmesi sonucu oluşan yaralanmalara kadar geniş bir yelpazede uygulama alanı bulan bu suç tipi, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 89. maddesinde düzenlenmiştir. Kanun koyucu, suçun […]

Devamını Oku

TCK m. 158 Nitelikli Dolandırıcılık Suçunun Çok Katmanlı Analizi, Banka/Bilişim/İnanç İlişkisi, Manevi Unsur, Zararın Belirlenmesi

Nitelikli dolandırıcılık, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nda dolandırıcılığın temel şeklinin (TCK m. 157) belirli araçlar, ortamlar veya istismar biçimleriyle işlenmesi hâlinde daha ağır yaptırıma bağlanan bir suç tipi olarak düzenlenmiştir. Bu suçun hukuki değerlendirmesi yapılırken öncelikle hileli davranışlarla mağdurun aldatılması ve haksız menfaat temini çekirdeği esas alınır; ardından fiilin banka veya kredi kurumu, bilişim sistemi […]

Devamını Oku

TCK 123, Kişilerin Huzur ve Sükununu Bozma Suçu, Israr, Ceza ve Şikayet Süreci

Modern yaşamın getirdiği iletişim kolaylıkları, ne yazık ki bireylerin özel hayatlarına yönelik müdahaleleri de beraberinde getirmiştir. Türk Ceza Kanunu’nun 123. maddesinde düzenlenen Kişilerin Huzur ve Sükununu Bozma Suçu, bireyin psikolojik bütünlüğünü, ruhsal dinginliğini ve özel yaşamının gizliliğini korumayı amaçlayan önemli bir normdur. Bu makalede, suçun unsurlarını, özellikle “ısrar” kavramını, iletişim araçlarıyla işleniş biçimlerini ve yargılama […]

Devamını Oku

TCK m. 179/1 Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma Suçunun Unsurları, Tehlike Suçu Mantığı, Alkol, Uyuşturucu Etkisi ve Somut Tehlike Kriteri

Ulaşım, modern yaşamın ayrılmaz parçasıdır ve özellikle kalabalık yerleşim yerlerinde beraberinde ciddi riskleri getirir. Türk Ceza Kanunu (TCK), bu riskleri minimize etmek ve bireylerin yaşam hakkı ile malvarlığını korumak adına “Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma” suçunu düzenlemiştir. Bu yazımızda, TCK m. 179/1 ve 179/3 ekseninde suçun unsurlarını, “somut tehlike” kavramını, alkol ve uyuşturucu etkisinde araç kullanmanın […]

Devamını Oku

TCK m. 109 Kapsamında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçu, Suçun Unsurları, Nitelikli Halleri ve Yargıtay Uygulamaları

Kişi Özgürlüğünün Ceza Hukuku Kapsamında Korunması Modern hukuk sistemlerinin temel taşlarından biri, bireyin fiziksel özgürlüğünün dokunulmazlığıdır. Türk Ceza Kanunu (TCK), bu temel hakkı korumak adına 109. maddesinde Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma suçunu düzenlemiştir.  Türk Ceza Kanunu’nun 109. maddesinde düzenlenen kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu, bireyin bir yere gitme veya bir yerde kalma iradesinin hukuka aykırı […]

Devamını Oku

TCK m. 86/2 Kasten Yaralamanın Nitelikli Halleri, Netice, Fail Mağdur İlişkisi, Silah, Kamu Görevlisi, Üstsoy Altsoy Unsurları

Türk Ceza Kanunu (TCK) m. 86 kapsamında düzenlenen kasten yaralama suçu, vücut dokunulmazlığına karşı işlenen suçların başında gelir. Ancak uygulamadaki en karmaşık noktalar: fiilin “basit tıbbi müdahale ile giderilebilir” olması ile suçun “silahla”, “eşe karşı” veya “kamu görevlisine karşı” işlenmesi gibi durumların varlığıdır. Bu yazımızda, TCK 86/2 ve 86/3 maddelerinin etkileşimini, Yargıtay içtihatları ve güncel […]

Devamını Oku

TCK m. 106 Tehdit Suçunun Unsurları, Söz, Yazı, Dijital İleti, Dolaylı Tehdit Senaryoları, Şikâyet, Uzlaştırma, Koruma Tedbirleri

TCK m. 106 tehdit suçu, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nda bireyin psikolojik bütünlüğünü ve özgür iradesini korumayı amaçlayan suç tiplerinden biridir. Bu suç, mağdurun huzur ve sükûnunun bozulmasıyla birlikte karar verme ve hareket etme özgürlüğünün baskı altına alınmasını cezalandırmayı hedefler. Yargıtay içtihatlarında da belirtildiği üzere, TCK m. 106 tehdit suçu bakımından yalnızca korkutucu sözlerin söylenmesi […]

Devamını Oku

TCK 103 Çocukların Cinsel İstismarı, Deliller, Beyan, Yargıtay ve Koruma Tedbirleri

Cinsel Dokunulmazlığa Karşı Suçların Hukuki Önemi Türk Ceza Kanunu (TCK) sistematiğinde, bireyin vücut bütünlüğü ve cinsel özgürlüğü en üst düzeyde korunan hukuki değerler arasındadır. Özellikle mağdurun çocuk olduğu durumlarda, kanun koyucu TCK m. 103 ile çok daha ağır yaptırımlar ve özel koruma tedbirleri öngörmüştür. Cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar, doğası gereği genellikle tanık olmayan ortamlarda işlendiğinden, […]

Devamını Oku

Zincirleme Suçta Ceza Belirleme Yolları, TCK m. 43 Artırım Oranının Gerekçelendirilmesi, Alt Üst Sınır Dengesi ve Haksızlık İçeriği

Zincirleme Suçta Ceza Belirleme Yolları, Türk Ceza Kanunu (TCK) sistematiğinde suçların içtimaı, failin birden fazla suç işlemesi durumunda nasıl cezalandırılacağı sorusuna yanıt veren en kritik başlıklardan biridir. Bu başlık altında yer alan zincirleme suç (müteselsil suç) kurumu, TCK m. 43 ile düzenlenmiş olup, uygulamada mahkemelere geniş bir takdir yetkisi, ancak bir o kadar da ağır […]

Devamını Oku

Elektronik Haciz (e Haciz) Uygulaması, UYAP ve Bankalar Üzerinden İşleyiş, Bloke Kesinti Ayrımı, Maaş ve Emekli Aylığı Koruması 15 Madde

Elektronik haciz (e-haciz), haciz işlemlerinin klasik fiziki yöntemler yerine UYAP ve kurum entegrasyonları aracılığıyla elektronik ortamda yürütülmesini ifade eder. Günümüzde hem adli icra dosyalarında hem de kamu alacaklarının tahsilinde yaygın olarak uygulanan bu yöntem, özellikle banka hesaplarına yönelik blokeler nedeniyle maaş ve emekli aylığı koruması bakımından ciddi hukuki tartışmaları beraberinde getirmektedir. Bu çalışmada elektronik haciz […]

Devamını Oku

HMK m. 16 Haksız Fiilden Doğan Davalarda Yetki Rejimi, Yetki İtirazının  Usulü, Kesin Yetki Halleri, Görev ve Yetki Ayrımı

Haksız fiil yetkisi, haksız fiilden doğan maddi ve manevi tazminat davalarında hangi yer  mahkemesinin davaya bakacağını belirleyen en önemli usul kurumlarından biridir. Haksız fiil  yetkisi, davacıya tanıdığı seçimlik imkânlar, davalı açısından süresinde itiraz edilmediğinde  doğurduğu sonuçlar ve kesin yetki ile sıklıkla karıştırılması nedeniyle uygulamada ciddi hak  kayıplarına yol açabilmektedir. Bu yazıda haksız fiil yetkisi kavramını; […]

Devamını Oku

2026 Yılı Tablo Halinde Güncel Tebligat Ücretleri, PTT Tarifesi, Zam Oranı, Eski Tebligat Ücretleri ve Hukuki Etkileri

2026 yılında PTT normal tebligat ücreti 100 grama kadar 265 TL olarak belirlenmiştir. Elektronik tebligat (UETS) ise daha düşük maliyetli olup bazı kişi ve kurumlar için zorunludur. Tebligat ücretlerindeki bu artış, dava ve icra masraflarını doğrudan etkilemektedir. 2026 Güncel Parasal Sınırlar için tıklayınız. Giriş: 2026 Yılında Yargılama Giderlerinin Belkemiği “Tebligat” Hukuk sisteminin işleyişinde “tebligat”, davanın […]

Devamını Oku

TCK m. 43/1 Zincirleme Suçun Kapsamı: Bir Suç İşleme Kararı, Zaman Aralığı ve Uygulama Kriterleri

Türk Ceza Hukuku’nda suç ve ceza dengesinin sağlanması, failin gerçekleştirdiği eylemlerin hukuki nitelendirmesinin doğru yapılmasına bağlıdır. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) en teknik ve uygulamada en çok tartışılan konularından biri Zincirleme Suç (Müteselsil Suç) kurumudur. TCK’nın 43. maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen bu kurum, failin birden fazla hareketiyle aynı suçu, aynı mağdura karşı işlemesi durumunda, […]

Devamını Oku

TCK M. 32 Akıl Hastalığı ve Cezai Ehliyet İlişkisinin Güncel Boyutu: Adli Tıp Raporları, Kusur Yeteneği Ölçütleri ve Yargıtay Yaklaşımı

Giriş: Ceza Hukukunda Sorumluluğun ve İsnat Yeteneğinin Temeli Ceza hukukunda bir kişiyi fiilinden sorumlu tutmanın ve ona ceza yaptırımı uygulayabilmenin ön şartı, o kişinin işlediği fiilin sonuçlarını idrak edebilmesi ve buna uygun hareket edebilmesidir. “İsnat yeteneği” olarak geçen bu kabiliyetin ortadan kalkmasında veya önemli ölçüde azalmasında yaş küçüklüğü, akıl hastalığı, sağır ve dilsizlik gibi nedenler […]

Devamını Oku

TCK m. 53 Hak Yoksunluğu Nedir? Ne Zaman Başlar, Ne Zaman Biter, Denetimli Serbestlikte Uygulanır mı, Memuriyete Etkisi Nedir?

TCK m. 53 Hak Yoksunluğu; Türk Ceza Hukuku sisteminde, suç işleyen kişiye sadece hapis veya adli para cezası verilmekle yetinilmez; aynı zamanda kişinin toplum içindeki statüsünü, yetkilerini ve bazı haklarını kullanması da kısıtlanabilir. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 53. maddesinde düzenlenen “Belli Hakları Kullanmaktan Yoksun Bırakılma”, kasten işlenen suçlarda hapis cezasına mahkûmiyetin kanuni ve […]

Devamını Oku

TCK 29 Haksız Tahrik Nedir? Şartları, İndirimi ve Yargıtay Kararları

Türk Ceza Hukuku sistematiğinde, suç işleyen kişinin cezasının belirlenmesinde sadece işlenen fiilin ağırlığı değil, failin o fiili işlerken içinde bulunduğu ruhsal durum da büyük önem taşır. İnsan psikolojisini ve etki-tepki mekanizmasını göz ardı etmeyen kanun koyucu, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 29. maddesinde “Haksız Tahrik” kurumunu düzenlemiştir. 1. Haksız Tahrik Nedir? (Kavramsal Çerçeve ve […]

Devamını Oku

HMK’da Eski Hale Getirme Kurumunun Şartları, Süre Yönetimi, İspat Yükü, Dilekçe Kurgusu ve Yargısal Takdir Alanı ve Kontrol Listesi2026

HMK’da Eski Hale Getirme Kurumunun Usul Hukukundaki Yeri ve Önemi Hukuk yargılamasında süreler, maddi hukuktan bağımsız olarak, hak arama özgürlüğünün fiilen kullanılabilmesinin ön koşulu niteliğindedir. Kanunda öngörülen veya hâkim tarafından kesin olarak belirlenen bir sürenin kaçırılması; tarafın haklı olup olmadığına bakılmaksızın, davanın usulden kaybedilmesine, kanun yollarının kapanmasına veya savunma hakkının ortadan kalkmasına neden olabilir. Ancak […]

Devamını Oku

TCK m. 58 Tekerrür Kurumunun Ceza Hukukundaki Yeri, Tekerrürün Şartları, Sürelerin Hesaplanması, Önceki Mahkumiyetin Niteliği, İnfaz Rejimine Etkileri ve Uygulamada Tartışmalı Noktalar

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nda tekerrür kurumu, çoğu zaman sanıldığının aksine doğrudan bir ceza artırımı nedeni değildir. Tekerrür, TCK sistematiği içinde ağırlıklı olarak infaz rejimine ilişkin bir kurum olarak düzenlenmiştir. Bu yaklaşımın uygulamada iki temel sonucu bulunmaktadır. İlk olarak, tekerrür kararı verilmesi kural olarak hükmedilen cezanın miktarını otomatik biçimde artırmaz; ancak seçimlik yaptırım öngörülen hallerde, […]

Devamını Oku

TCK m. 50/1 Kapsamında Kısa Süreli Hapis Cezasına Seçenek Yaptırımların Koşulları ve Uygulama Rehberi

Türk Ceza Kanunu’nun 50. maddesi, kısa süreli hapis cezalarının infazında hâkime önemli bir takdir yetkisi tanımaktadır. TCK m. 49/2’ye göre bir yıl veya daha az süreli hapis cezaları, belirli koşulların varlığı hâlinde hapis cezası yerine seçenek yaptırımlara çevrilebilmektedir. Bu düzenlemenin temel amacı; özellikle ilk defa suç işleyen, yeniden suç işleme riski düşük olan veya ceza […]

Devamını Oku

Ayni Haklar ve Mülkiyetin Korunması Rehberi, Tapu Sicili, Zilyetlik Üzerine 9 Madde ve Apilex Dava Stratejileri

Ayni haklar, eşya hukukunun sarsılmaz temelini oluşturan ve mülkiyetin sınırlarını belirleyen en güçlü hukuki araçlardır. Modern hukuk sisteminde, bir bireyin veya kurumun sahip olduğu malvarlığı üzerindeki tasarruf yetkisini koruyan bu haklar, sadece taraflara karşı değil, toplumun tamamına karşı ileri sürülebilir. Bu yazımızda, ayni hak kavramının hukuki niteliğinden başlayarak, tapu sicili, zilyetlik, iyi niyet ve dava […]

Devamını Oku

Tekerrür Hükümleri Denetimli Serbestliği Engeller mi? Yargıtay’ın Görüşü, Dosyayı 10 Dakikada Tarama Checklist’i

Yargıtay’ın Görüşü, 105/A Uygulaması ve Güncel İnfaz Rejimi Ceza infaz hukukunda uygulamada en sık yanlış anlaşılan konulardan biri, denetimli serbestlik (5275 sayılı Kanun m.105/A) ile tekerrür (mükerrirlere özgü infaz rejimi) arasındaki ilişkidir. Özellikle infaz dosyalarında, tekerrür hükümleri uygulanan hükümlülerin denetimli serbestlikten otomatik olarak yararlanamayacağı yönünde yerleşmiş bir kanaat bulunmaktadır. Oysa mevzuat ve Yargıtay içtihatları birlikte […]

Devamını Oku

Mobbing Nasıl İspat Edilir? Güncel Yargıtay Kararları ve Uygulama Örnekleri 2026

İş hayatının modern vebası olarak adlandırılan mobbing , çalışanların kariyerlerini, psikolojik sağlıklarını ve hatta özel hayatlarını tehdit eden sinsi bir süreçtir. Birçok çalışan, sabahları işe gitmekten korkar hale gelmesine rağmen, yaşadığı bu sürecin hukuki adını koymakta veya bunu nasıl kanıtlayacağı konusunda çaresiz hissetmektedir. 2026 yılı itibarıyla Türk Yargı sisteminde mobbing davalarına bakış açısı, işçiyi koruyan […]

Devamını Oku

Tanık, Yazışma, Kamera Kayıtları: İş Yerinde Psikolojik Tacizin, Mobbing, İspatında Yargıtay’ın Yaklaşımı 2026

İş yerinde psikolojik taciz (mobbing) iddialarında hem maddi hukuk (işverenin gözetme borcu/kişilik haklarının korunması) hem de usul hukuku (ispat yükü, delillerin caizliği, hukuka aykırı delil yasağı) birlikte değerlendirilir. Yargıtay’ın yaklaşımı da bu iki eksenin kesişiminde şekillenir. 1) Psikolojik Tacizin İspatında İşverenin Yükümlülüğü ve Mobbingin Hukuki Zemini (TBK m.417) Mobbing iddiasının tipik dayanağı, işverenin işçiyi koruma–gözetme borcudur. Bu borç, psikolojik […]

Devamını Oku

Haklı Fesih Sonrası İşçinin Çalışmaya Devam Etmesi Ne Sonuç Doğurur? 6 Etki, Hukuki Analiz ve Uygulama Rehberi

1. Giriş: Fesih İradesi ile Fiili Durum Arasındaki Hukuki İlişki İş hukukunda haklı nedenle derhal fesih, bozucu yenilik doğuran bir hak olup, muhataba ulaştığı anda hukuki sonuçlarını doğurur. Ancak teorideki bu “anlık” sonuca rağmen, uygulamada sıklıkla “fiili devamlılık” durumuyla karşılaşılmaktadır. İşçinin, 4857 sayılı İş Kanunu veya 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK) kapsamında haklı bir […]

Devamını Oku

Ziynet Eşyası İadesinde Yeni Yargıtay İçtihadı, 2025–2026 Güncel Kararlar ve Hukuki Rehber

Boşanma davalarının en çok tartışılan, aile mahkemelerinin koridorlarını en çok meşgul eden ve taraflar arasında adeta birer ekonomik savaşa dönüşen konusu şüphesiz ki ziynet eşyalarıdır. Türk aile yapısında düğün takıları sadece birer süs eşyası değil, aynı zamanda yeni kurulan yuvanın ekonomik güvencesidir. Ancak yıllardır süregelen “düğünde ne takılırsa kadına aittir” kuralı, 2024 yılının sonu ve […]

Devamını Oku

İhtiyaç Nedeniyle Tahliye Şartları Nelerdir? 2026 Güncel Mevzuat ve Uygulamada Pratik Kontrol Listesi

İhtiyaç nedeniyle tahliye davası; kiraya verenin ya da taşınmazı sonradan edinen yeni malikin, kiralananı kendisi, eşi, altsoyu, üstsoyu veya kanunen bakmakla yükümlü olduğu kişiler için konut ya da işyeri olarak kullanma zorunluluğunun bulunduğunu ileri sürerek kira sözleşmesini dava yoluyla sona erdirmesidir. Bu dava türü, özellikle büyük şehirlerde konut arzının sınırlı olması, kira bedellerindeki artışlar ve […]

Devamını Oku

11. Yargı Paketi ve Türk Hukuk Sistemindeki Yapısal Dönüşüm, 7571 Sayılı Kanun Analizi

Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından 24 Aralık 2025 tarihinde kabul edilen ve hukuk literatürüne 7571 sayılı Kanun olarak geçen 11. Yargı Paketi, Türk hukuk sisteminde adaletin tesisi, yargılamanın hızlandırılması ve mülkiyet haklarının korunması noktasında yeni bir dönemi başlatmıştır. Bu kapsamlı reform paketi, sadece ceza hukukunda değil, aynı zamanda özel hukuk ve usul hukukunda da köklü […]

Devamını Oku

Velayet Değişikliği Davalarında SİR Raporunun Kapsamı ve Hukuki Sınırları, Üçüncü Kişilerin Beyanlarının Değerlendirilmesi 2026

1. Giriş: Aile Mahkemelerinde Uzmanlık ve Sosyal İhtiyaç Aile mahkemeleri, klasik yargılama usullerinin ötesine geçerek toplumsal yapının temel taşı olan ailenin korunması için sosyal ve psikolojik müdahalelerin yapıldığı merkezler olarak kurgulanmıştır. 4787 sayılı Kanun ile bu mahkemelerde psikolog, pedagog ve sosyal çalışmacıların görevlendirilmesi, hukuki uyuşmazlığın salt normatif bir bakış açısıyla değil, “sosyal inceleme” metodolojisiyle ele […]

Devamını Oku

7 Madde de Elbirliği Mülkiyetine Tabi Araçlarda “İşleten” Sorumluluğu Riskinin Önlenmesi Yediemine Tevdii (İhtiyati Tedbir) ve Diğer Hukuki Önlemler TMK, KTK, HMK ve İçtihat Işığında

1. Giriş Elbirliği mülkiyeti (iştirak hâlinde mülkiyet), özellikle miras ortaklığı/tereke ilişkilerinde en sık karşılaşılan mülkiyet türlerinden biridir. Bu mülkiyet rejiminde “pay” kavramı bulunmaz; ortakların hakkı, ortaklığa giren malın tamamına yaygındır. Bu yönüyle elbirliği mülkiyeti; paylı mülkiyette olduğu gibi “pay oranında tasarruf ve kullanım” serbestisi tanımaz. Uygulamada bu durum; taşınmazlarda olduğu kadar motorlu araçlar bakımından da […]

Devamını Oku

İş Kazasında Manevi Tazminat Davalarında Zamanaşımı ve Uzamış, Ceza, Zamanaşımı Uygulaması TBK m.72 Çerçevesinde

1. Giriş: İş Kazası Uyuşmazlığında Zamanaşımının Davanın Kaderini Belirlemesi İş kazaları, işçinin bedensel bütünlüğünü ve çoğu zaman yaşamını etkileyen, aynı anda birden fazla hukuk dalının kesiştiği karmaşık olaylardır. Bir iş kazası meydana geldiğinde, olay sadece “işverenin işçiye karşı sorumluluğu” ile sınırlı kalmaz; aynı zamanda iş sağlığı ve güvenliği yükümlülükleri, sosyal güvenlik uygulamaları, kusur tespiti, ceza […]

Devamını Oku

Muris Muvazaasına Dayalı Tapu İptal ve Tescil Davasında Arabuluculuk Zorunlu mu? 4 Temel Ayrım Işığında Güncel Hukuki Değerlendirme

Giriş: Muris Muvazaası, Miras Hukuku ve Arabuluculuk Tartışması Miras hukuku, bir kişinin ölümüyle birlikte malvarlığının kimlere ve hangi oranlarda geçeceğini düzenleyen, uygulamada en fazla uyuşmazlık çıkan hukuk dallarından biridir. Özellikle mirasbırakanın sağlığında yaptığı taşınmaz devirleri, mirasçılar arasında ciddi ihtilaflara yol açabilmektedir. Bu ihtilafların başında ise muris muvazaasına dayalı tapu iptal ve tescil davaları gelmektedir. Muris […]

Devamını Oku

Kesin Süreden Sonra Yatırılan Bilirkişi Ücreti Ne Olur? 4 Adımda İçtihatla Açıklama

Kesin süreden sonra yatırılan bilirkişi ücretinin hukuki sonuçları, Türk hukukunda önemli bir tartışma konusudur. Özellikle Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) ve Yargıtay içtihatları bu konuda yol göstericidir.  Yasal Çerçeve   Türk hukukunda süreler, kanunda belirtilir veya hakim tarafından tespit edilir. Kanunda  belirtilen istisnai durumlar dışında, hakim kanundaki süreleri artıramaz veya eksiltemez. Hakim, kendisinin tespit ettiği süreleri ise haklı sebeplerle artırabilir […]

Devamını Oku

Yeni Malikin Bilinmediği Durumda Tevdii Mahalli Tayini Davası Nasıl Açılır? 5 Aşamalı Rehber ve Örnek Dilekçe

Yeni malikin bilinmediği durumlarda tevdii mahalli tayini davası, özellikle taşınmaz  mülkiyetine ilişkin uyuşmazlıklarda karşılaşılan ve hukuki süreçlerin doğru işletilmesini  gerektiren önemli bir konudur. Bu tür bir dava, alacaklının temerrüdü veya alacaklının kim  olduğunun belirsizliği gibi durumlarda borçlunun borcundan kurtulmasını sağlayan bir  mekanizmadır.  Yasal çerçeve  Tevdii mahalli tayini davası, Türk Borçlar Kanunu (TBK) ve Hukuk Muhakemeleri […]

Devamını Oku

İİK Kapsamında Maaş Haczinin Yenilenmesi ve İşverenin Kesinti Yapıp İcra Dosyasına Ödeme Göndermemesi Halinde 1 Yıllık Sürelerin Uygulanabilirliği

1. Giriş Maaş/ücret haczi, cebrî icra hukukunda alacaklının tahsil kabiliyetini artıran; buna karşılık borçlu ve ailesinin geçim güvenliğini korumayı amaçlayan sınırlandırmalar içeren “sürekli edim” karakterli bir haciz türüdür. Uygulamada maaş haczi, diğer haciz türlerinden (taşınır/taşınmaz haczi gibi) farklı olarak bir defalık “muhafaza–satış” sürecine değil, haciz müzekkeresinin işverene tebliğiyle başlayan ve borç bitinceye kadar her ücret […]

Devamını Oku

Hazine Taşınmazlarının Satışında Miras Payı Dışlanarak Yapılan Devir İşlemlerinin Hukuki Sonuçları Nelerdir? 4706 Sayılı Kanun Kapsamında Tapu İptali, Tescil Reddi Sonrası Bedel Talepleri, Sebepsiz Zenginleşme ve Vekaletsiz İş Görme

4706 sayılı Kanun uygulaması çerçevesinde Hazineye ait taşınmazların satışında, mirasçılardan bir kısmının sürece dahil edilmemesi (miras payının dışlanması) suretiyle gerçekleşen devir/tescil işlemlerinin doğurduğu hukuki sonuçları incelemektedir. Özellikle (i) dışlanan mirasçıların açtığı tapu iptali ve tescil davasının reddedilmesi halinde (ii) bedel veya tazminat isteminde bulunup bulunamayacakları ve (iii) bu istemlerin sebepsiz zenginleşme (TBK m.77 vd.), vekaletsiz […]

Devamını Oku

2026 Yılı Yargıda Parasal Sınırlar, İstinaf, Temyiz ve Tüketici Hakem Heyeti Rehberi

Yönetici Özeti ve Hukuki Paradigma Değişimi: Usul Hukukunda Yeni Bir Çağ 2026 yılı, Türk yargı sistemi ve medeni usul hukuku pratiği açısından, yalnızca enflasyonist düzeltmelerin yapıldığı rutin bir takvim yılı olmanın çok ötesinde, yapısal ve felsefi bir dönüşümün miladı olarak kayıtlara geçecektir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK), İdari Yargılama Usulü Kanunu (İYUK) ve İcra ve İflas […]

Devamını Oku

5 Madde ve Uygulama Yöntemi İle Menfi Tespit Davasının Reddi Halinde Karşı Vekalet Ücretinin Tahsili İçin Müstakil İcra Takibi Açılabilir mi?

Menfi tespit davasının reddi halinde davalı lehine hükmedilen karşı vekalet ücretinin tahsili amacıyla müstakil bir icra takibi başlatılıp başlatılamayacağı sorununu; vekalet ücretinin hukuki niteliği, ilamlı icranın şartları, avukatın alacaklı sıfatı tartışması, Yargıtay içtihatlarının yaklaşımı ve uygulamada ortaya çıkan uyuşmazlıklar çerçevesinde incelemektedir. İncelemede özellikle, HMK m. 330’un vekalet ücretini “taraf lehine hükmetme” kuralı ile Avukatlık Kanunu […]

Devamını Oku

2026 Perspektifinde Hakaret ve Basit Yaralama Nedeniyle Manevi Tazminat ve Ortalama Talep Aralıkları

1) Yasal Çerçeve Manevi tazminatın hakaret (kişilik değerlerine saldırı) ve basit yaralama (bedensel bütünlüğe saldırı) bağlamında talep edilebilirliğini ve miktarının belirlenmesini Türk özel hukukunda temelde şu normatif blok taşır: 2. Haksız fiil ve manevi tazminat (TBK m.56, m.58): Her iki durumda da mahkeme, “olayın özellikleri” ve “hakkaniyet” ekseninde miktarı takdir eder; manevi tazminatın ceza ya […]

Devamını Oku

8 Maddede Kambiyo Senetlerine Özgü Takipte Asıl Borçlunun İmzaya İtirazının Kefil, Aval Veren Hakkındaki Takibe Etkisi

1. Giriş Kambiyo senetleri (poliçe, bono ve çek), modern ticari hayatın “güven” ve “hız” ihtiyacını karşılayan, tedavül kabiliyetine sahip kıymetli evrak türleridir. Bu senetlerin en karakteristik işlevlerinden biri, alacaklıya (hamile) yalnızca maddi hukuk düzleminde değil, takip hukuku bakımından da kuvvetli bir konum sağlamasıdır. Nitekim Türk hukukunda kambiyo senetlerinden doğan alacaklar bakımından, genel haciz yoluna kıyasla […]

Devamını Oku

CGTİHK m. 99 Kapsamında Toplama Kararı ,İnfazda İçtima, ve İnfaz Sırasının Koşullu Salıverilme ile Denetimli Serbestliğe Etkisi

5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un (CGTİHK) 99. maddesi, birden fazla kesinleşmiş mahkûmiyet hükmü bulunan hükümlüler bakımından “cezaların bağımsızlığı” ilkesini benimserken, koşullu salıverilme (m. 107) ve buna bağlı denetimli serbestlik (m. 105/A) sürelerinin hesaplanabilmesi için infaz hâkimliğinden “toplama kararı” alınmasını öngörür. Bu çalışma; (i) toplama kararının hukuki mahiyetini, (ii) infazın hangi sıraya […]

Devamını Oku

İkamet İzni Reddi Sonrası 10 Günlük Türkiye’den Çıkış Süresi, Hukuki Nitelik, Sonuçlar ve Yürütmenin Durdurulması Kararının Etkisi

1. Giriş Türkiye’de yabancıların ikamet rejimi, 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu (“YUKK”) ve ikincil düzenlemeler (özellikle YUKK Uygulama Yönetmeliği) ile belirlenen, idare hukuku ve göç hukukunun kesişiminde yer alan karma bir alandır. İkamet izni başvurusunun reddi, yalnızca bir idari karar olmanın ötesinde, yabancının ülkede kalışının “yasal statü” temelini zayıflatan veya ortadan kaldıran bir […]

Devamını Oku

Asliye Hukuk Mahkemesi’nden Alınan İhtiyati Haciz Kararının İcraya Konulması ve UYAP Üzerinden Uygulama: İİK Çerçevesinde 2025 Güncel Bir İnceleme

1. Giriş: Neden İhtiyati Haciz ve Neden “Hız” Hayatidir? Ticari hayatın dinamikleri ve ekonomik dalgalanmalar, para alacaklarının tahsilini her geçen gün daha riskli hale getirmektedir. Alacaklının haklı çıkacağı bir yargılama veya icra süreci sonunda dahi, borçlunun malvarlığının fiilen ortadan kalkması, üçüncü kişilere muvazaalı şekilde devredilmesi, gizlenmesi ya da borçlunun ödeme gücünü tamamen kaybetmesi (aciz hali) […]

Devamını Oku

13 Maddede Küçükler Adına Mirasın Reddi, Gerçek Ret, Süreci, TMK ve İlgili Mevzuat Çerçevesinde Uygulama Rehberi ve Kontrol Listesi

1. Giriş: Neden “küçükler adına mirasın reddi” özel bir dikkat gerektirir? Miras hukuku, mirasbırakanın ölümüyle birlikte mirasçıların terekeye ilişkin hak ve borçları “küllî halefiyet” ilkesi gereği otomatik olarak üstlendiği bir alandır. Bu otomatik geçiş, özellikle terekenin borca batık olduğu veya borç riski taşıdığı durumlarda mirasçıların ciddi mali yüklerle karşılaşmasına yol açabilir. Yetişkin mirasçılar bu riskleri […]

Devamını Oku

İtirazın İptali ve Tahliye Davasında Zorunlu Arabuluculuk Var mı? 5 Soruda Detaylı Anlatım

Türk hukuk sisteminde son yıllarda gerçekleştirilen reformlar, yargılamanın hızlanması ve uyuşmazlıkların barışçıl yöntemlerle çözülmesi amacıyla “dava şartı olarak arabuluculuk” kurumunu merkeze yerleştirmiştir. Özellikle ticari hayatın dinamizmi ve kira hukukundaki artan uyuşmazlıklar, kanun koyucuyu bu alanlarda arabuluculuğu zorunlu kılmaya itmiştir. Ancak, “İtirazın İptali” ve “Tahliye” davaları söz konusu olduğunda, hangi mahkemede hangi usulün uygulanacağı ve arabuluculuğun […]

Devamını Oku

Türk Medeni Kanunu Madde 176 Bağlamında Yoksulluk Nafakasının Hukuki Geleceği: Kaldırma, Azaltma ve Uyarlama Davalarında Kusur ve Ekonomik Parametrelerin Derinlemesine Analizi

Türk Medeni Kanunu’nun 176. maddesi bağlamında yoksulluk nafakasının kaldırılması, azaltılması ve uyarlanması davalarını; kusur kavramının dönüşümü, fiili birliktelik ve haysiyetsiz hayat gibi kaldırıcı olguların kapsamı ile ekonomik parametrelerin (asgari ücret, enflasyon, döviz dalgalanmaları) yargısal değerlendirmedeki rolü açısından inceler. Çalışmada Yargıtay’ın özellikle 2024–2025 döneminde geliştirdiği güncel yaklaşımın, “asgari ücretin yoksulluğu ortadan kaldırmadığı” yönündeki içtihat çizgisi ve döviz cinsinden nafakalarda işlem temelinin çökmesi üzerinden şekillendiği gösterilmektedir. Ayrıca ispat hukukunda SED raporlarının yetersizliği, alternatif delil yöntemleri (banka hareketleri, kredi kartı ekstreleri, tapu–araç kayıtları, sosyal medya ve HTS verileri) ile birlikte değerlendirilerek uygulayıcılar için stratejik bir yol haritası sunulmaktadır. Sonuç olarak, yoksulluk nafakasının yaşayan bir hukuki ilişki olduğu ve TMK 176 mekanizmasının değişen şartlarla birlikte dinamik biçimde işletilmesi gerektiği ortaya konulmaktadır.

Devamını Oku

İş Kazası mı Adli Vaka mı? Üçüncü Kişi Saldırısı Halinde Nitelendirme Sorunu, Mevzuat Çerçevesi ve 4 Uygulamalı Örnek

İş kazası (5510 m.13) ile adli vaka (ceza soruşturması) çoğu durumda aynı olayda birlikte ortaya çıkabilir; birbirini dışlamaz.- Üçüncü kişi saldırısında “iş kazası” sayılmanın ana ekseni, saldırının 5510 m.13’teki hâllerden birinde (özellikle işyerinde bulunma, görevlendirme, servisle gidiş-geliş) gerçekleşmesidir.- Olayın iş kazası sayılması, işverenin kusurlu olduğu anlamına gelmez; işverenin tazminat sorumluluğu ayrıca kusur/illiyet/kaçınılmazlık çerçevesinde değerlendirilir.- Üçüncü kişi saldırgan, TBK m.49 uyarınca haksız fiil sorumlusu olup mağdur (ve ölüm halinde destekten yoksun kalanlar) TBK m.53-56 kapsamında maddi-manevi tazminat talep edebilir.- SGK’nın üçüncü kişiye rücu mekanizması, ikincil mevzuatta (Yön. m.45; Tebliğ m.7) düzenlenmiştir.

Devamını Oku

İş Kazası Niteliğindeki Darp Olaylarında Ceza Dosyasının Rücu ve Tazminat Davalarına Etkisi, 7 Maddede: Delil Değeri ve Bekletici Mesele Sorunu

1. Giriş İş kazası kavramı, klasik olarak “işin görülmesi sırasında meydana gelen ani ve dıştan gelen olaylar” üzerinden düşünülse de modern çalışma hayatında işyerinde psikososyal riskler, şiddet, mobbing ve doğrudan fiziksel saldırı (darp) olayları giderek daha görünür hale gelmiştir. Bu nedenle “darp olayının iş kazası sayılması mümkün müdür?” sorusu, sadece sosyal güvenlik hukuku bakımından gelir/ödenek […]

Devamını Oku

Kira Tespit Davasında Harca Esas Değer Nasıl Hesaplanır? 4 Örnek Hesaplama Yöntemi

Kira tespit davası, kira bedelinde anlaşmazlık yaşandığında yeni kira dönemine uygulanacak bedelin mahkemece belirlenmesini sağlar. Ancak davanın sağlıklı ilerlemesi için “harca esas değer”in doğru hesaplanması kritik önemdedir. Bu yazı; yıllık kira farkı esasına göre harç hesaplama yöntemlerini, brüt kira uygulamasını, eksik harç yaptırımlarını ve Yargıtay yaklaşımını somut örneklerle açıklayan kapsamlı bir rehber sunar.

Devamını Oku

Limited Şirket Pay Devri Nasıl Yapılır? 7 Kritik Hukuki Şart ve Sık Yapılan Hatalar

Yasal çerçeve   Limited şirketlerde esas sermaye payının devri, uygulamada en sık karşılaşılan ancak en çok  usul hatası yapılan işlemlerden biridir. Türk Ticaret Kanunu, bu devri yalnızca tarafların  iradesine bırakmamış; şekil şartları, genel kurul onayı, pay defteri kayıtları ve ticaret  sicili işlemleri ile çok aşamalı ve sıkı bir yasal çerçeveye bağlamıştır. Özellikle enerji,  finansal kiralama, faktoring […]

Devamını Oku

Kira Sözleşmesinde Taraflar Kimler Olabilir? 8 Farklı Durumda Hukuki Sonuçlar

Kira sözleşmesi, gündelik yaşamın en yaygın hukuki işlemlerinden biri olmasına rağmen, tarafların kimliği ve hukuki sıfatları uyuşmazlık anında hayati önem taşır. Türk Borçlar Kanunu’nun 299. maddesiyle düzenlenen bu sözleşme tipi, sadece bir taşınmazın kullanımını değil, aynı zamanda tarafların birbirlerine karşı üstlendikleri bir dizi karmaşık borç ve hakkı da kapsar. Bir sözleşmenin “tarafı” olmak, davanın kime […]

Devamını Oku

Maliki Olmayan Kişinin Kira Sözleşmesi Yapması Geçerli mi? Türk Hukukunda Kira Sözleşmesinin Geçerliliği, Riskler ve 6 Hukuki Senaryo

Uygulamada kira ilişkilerinin önemli bir kısmı, tapudaki malik ile değil; malikin yakını, yöneticisi, emlakçısı, mirasçılardan biri, hatta bazen taşınmazı fiilen elinde bulunduran bir kişiyle kuruluyor. Kiracı açısından mesele çoğu zaman “anahtarı kim veriyor?” ve “kira kime ödenecek?” kadar pratik bir noktaya sıkışıyor. Ne var ki Türk hukukunda bu soruların cevabı yalnızca pratik değil; aynı zamanda ciddi sonuçlar doğuran hukuki nitelendirmelere dayanır.

Devamını Oku

Ortaklığın Giderilmesi (İzale-i Şuyu) Davasında Kabul Eden Davalının Yargılama Giderleri ve Vekâlet Ücretinden Sorumluluğu (HMK m.323,m. 326,m.312)

Ortaklığın giderilmesi (izale-i şüyu) davasının tasfiye ve yenilik doğuran niteliğini temel alarak, kabul halinde yargılama giderleri ve karşı vekâlet ücretinin kime yükletileceğini inceler. HMK 312/1 gereğince davayı kabul eden davalı, kural olarak aleyhine hüküm verilmiş gibi gider ve vekâlet ücretinden sorumlu olur. Ancak HMK 312/2’deki istisna uyarınca, davalının hem davanın açılmasına sebebiyet vermemesi hem de ilk duruşmada kabul etmesi halinde giderlerden muaf olması mümkündür. Ayrıca kabulün zamanı, AAÜT m.6 çerçevesinde vekâlet ücretinin yarım mı tam mı olacağını belirleyebilir; bu yüzden dosya öncesi ihtar/uzlaşma girişimleri ve süreç yönetimi masraf riskini doğrudan etkiler.

Devamını Oku

Ölmüş Borçluya Karşı İcra Takibi Nasıl Başlatılır? 7 Adımda  Hukuki Süreç ve Uygulama Detayları

Borçlunun ölümü, icra takibini kendiliğinden sona erdirmez ancak takibin kime ve nasıl yöneltileceği konusunda özel kuralların uygulanmasını gerektirir. Ölümle birlikte miras, mirasçılara geçer ve kural olarak mirasçılar murisin borçlarından sorumlu olur. Bu nedenle icra takibine başlamadan önce mirasçıların tespiti (veraset ilamı) zorunludur. Alacaklı, borçlunun ölümü hâlinde takibi terekeye karşı sürdürmeyi veya doğrudan mirasçılara yöneltmeyi tercih edebilir. İİK m.53 uyarınca takip belirli sürelerle talik edilir; mirasçıların mirası reddetme veya resmî tasfiye talep etme hakları saklıdır. İlâmlı, ilâmsız ve kambiyo senetlerine özgü takiplerde ölüm hâli farklı usulî sonuçlar doğurur ve özellikle mirasçılara yöneltme yapılmadan haciz uygulanamayacağı Yargıtay içtihatlarıyla istikrarlı biçimde kabul edilmektedir. Bu yazı, ölmüş borçluya karşı icra takibinin yasal çerçevesini, uygulamadaki kritik hataları ve pratik bir yol haritasını 7 adımda ele almaktadır.

Devamını Oku

TCK 5237 Sayılı Kanun 52. Madde Nedir? Hak Yoksunlukları Hangi Durumlarda Uygulanır Uygulamaya İlişkin Sorular

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 52. maddesi kapsamında adli para cezasının belirlenme usulünü, 2025 yılı itibarıyla geçerli güncel tutarları ve adli para cezası ile hak yoksunlukları arasındaki ilişkiyi ele almaktadır. Çalışmada, TCK 52 ile TCK 53 hükümlerinin sıklıkla karıştırılmasının uygulamada yol açtığı hatalar ve Yargıtay içtihatları ışığında doğru hukuki yaklaşım ortaya konulmaktadır.

Devamını Oku

Sosyal Medyada Örtülü Reklam ve Influencer Pazarlamasının Hukuki Rejimi: Teori, Mevzuat ve 2026 Güncel Uygulamaları

GİRİŞ: DİJİTAL ÇAĞDA REKLAM KAVRAMININ EVRİMİ Geleneksel pazarlama yöntemlerinin yerini dijital stratejilere bıraktığı 21. yüzyılda, reklamın tanımı ve kapsamı dramatik bir değişim geçirmiştir. Geçmişte radyo, televizyon veya basılı yayınlar aracılığıyla tüketiciye ulaşan “mesajlar”, günümüzde sosyal medya etkileyicileri (influencerlar) üzerinden “deneyim paylaşımı” maskesiyle sunulmaktadır. Bu durum, tüketicinin reklam ile tarafsız bilgi arasındaki ayrımı yapmasını zorlaştırmış ve […]

Devamını Oku

İki Faktörlü Kimlik Doğrulama (2FA) Nedir? Bankacılık  İşlemlerinde KVKK Kapsamında Veri İşleme Şartları

Bankacılık işlemlerinde iki faktörlü kimlik doğrulama (2FA) uygulamalarını, KVKK, BDDK düzenlemeleri ve yargısal içtihatlar çerçevesinde ele almaktadır. Çalışmada, 2FA kapsamında işlenen kişisel ve biyometrik verilerin hukuki niteliği, veri işleme şartları, bankaların veri güvenliği ve ispat yükümlülükleri ile biyometrik doğrulama modellerinin doğurduğu hukuki riskler sistematik biçimde analiz edilmektedir.

Devamını Oku

İnternetten Alınan Ürünlerin ve Ambalajı Açılan Elektronik Cihazların İadesi ve Hukuki Statüsü (2026)

İnternetten satın alınan elektronik ürünlerin ve ambalajı açılan cihazların iade edilip edilemeyeceği sorununu, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun, Mesafeli Sözleşmeler Yönetmeliği ve Yargıtay içtihatları ışığında incelemektedir. Çalışmada, cayma hakkının hukuki niteliği, yönetmelik değişikliklerinin yürürlük durumu ve özellikle teknoloji ürünlerine ilişkin kamuoyunda yaygın olan yanlış bilgiler açıklığa kavuşturulmaktadır. Ambalaj açılmasının tek başına cayma hakkını ortadan kaldırmadığı; ancak SIM kart takılması, kurulum yapılması ve ürünün kişiselleştirilmesi gibi işlemlerin Yargıtay tarafından “mutat kullanım” sınırını aşan davranışlar olarak değerlendirildiği vurgulanmaktadır. Ayrıca pazar yeri uygulamalarında sıkça karşılaşılan hukuka aykırı iade ret gerekçeleri, servis raporu zorunluluğu iddiası ve kargo hasarı uyuşmazlıkları ele alınmakta; tüketicilerin başvurabileceği hukuki yollar sistematik biçimde ortaya konulmaktadır. Makale, dengeli bir e-ticaret ekosistemi için tüketici hakları ile satıcı menfaatleri arasındaki sınırın, içtihat temelli ve bilinçli bir kullanım anlayışıyla korunması gerektiği sonucuna ulaşmaktadır.

Devamını Oku

Uluslararası Vergi Uyuşmazlıkları ve Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşmaları, Emsal Kararlar Işığında Değerlendirmeler, GVK Madde 4

ÇVÖA’lar, çifte vergilendirmeyi önlemek için vergilendirme yetkisini paylaştıran uluslararası metinlerdir; Türkiye’nin anlaşmadan doğan vergileme yetkisini kullanabilmesi için iç hukukta da dayanak bulunması gerekir (ÇVÖA Genel Tebliği Seri No:4 yaklaşımı). Türkiye’de “mukimlik” (GVK md.4; KVK md.3) ve “işyeri” (VUK md.156; KVK md.3) kavramları, ÇVÖA’ların “mukim” ve “işyeri” kavramlarıyla birlikte değerlendirilir; bu da nitelendirme ve bağlama noktası uyuşmazlıklarını doğurur.- MAP, Türkiye’de VUK Ek 14-15 ile güçlü şekilde düzenlenmiş; başvuru hakkı, süre ve dava açma süresi üzerindeki etkisi netleştirilmiştir.- Danıştay 4. Daire’nin 2022 tarihli kararları, iç hukuk ile ÇVÖA kriterlerinin farklı olabileceğini vurgulayarak, uyuşmazlıklarda anlaşma hükümlerinin rolünü belirginleştirir (Danıştay 4. Daire 2022/6101;2022/3594).- “İşyeri” ve “işyerine atfedilebilir kazançla sınırlı vergileme” ilkesi, kaynak ülkede vergilemenin sınırını çizer ve uluslararası uyuşmazlıklarda merkezî önemdedir (Danıştay 4. Daire 2022/6101).

Devamını Oku

HMK Çerçevesinde Belirsiz Alacak Davası Ve Kısmi Dava Ayrımı, Hukuki Yarar Ve Güncel İçtihatlar, HMK Madde 109

Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile köklü bir revize yaşamıştır. Bu değişimde şüphesiz en tartışmalı kısımlardan biri Belirsiz Alacak Davası (HMK m. 107) ile Kısmi Dava (HMK m. 109) arasındaki sınırların belirlenmesi ve bu iki dava türünün “Hukuki Yarar” (HMK m. 114/1-h) çerçevesinde değerlendirilmesi olmuştur. 10 yılı aşkın uygulama süreci, Yargıtay daireleri arasındaki görüş ayrılıklarının derinleşmesine ve nihayetinde Anayasa Mahkemesi (AYM) müdahelesine neden olmuştur. Bu yazıda amaç, bu iki davanın ayrımını salt kanuni tanımlarını dışında, yargı pratiği çerçevesindeki krizler ve çözüm yolları üzerinden ele almaktır. Özellikle alacağın “belirlenebilir” olup olmadığı sorunu, davanın türünü belirleyen temel kriter olarak karşımıza çıkmaktadır. Yanlış davanın türünün seçilmesi günün sonunda usulden red kararına ve akabinde zamanaşımı nedeniyle hak kayıplarına yol açarken, AYM’nin Faysal Çifçi kararı ve sonrasındaki Yargıtay içtihatları ile bu katı yaklaşım değişmiştir.

Devamını Oku

Ticaret Sicilinden Silinen Şirketlerin İhyasında Yeni Dönem, 5 Yıllık Hak Düşürücü Süre Neden İptal Edildi?

Ticaret sicilinden silinen şirketlerin ihyası için öngörülen 5 yıllık hak düşürücü sürenin Anayasa Mahkemesi tarafından neden iptal edildiği ele alınmıştır. AYM’nin kararı; alacak hakkının mülkiyet hakkı kapsamında olduğu, ihya yolunun etkili bir başvuru yolu olması gerektiği ve sürenin silinme tarihinden başlatılmasının hak arama özgürlüğünü zedelediği gerekçelerine dayanmaktadır. Karar sonucunda, alacaklılar açısından şirket ihyası taleplerinde daha güçlü bir anayasal koruma sağlanmış ve uygulamada öğrenme tarihinin önemi ön plana çıkmıştır.

Devamını Oku

Emsal Kararlarıyla Kira Hukukunda Kiracının ve Ev Sahibinin Hakları Madde 299, 300, 301

Türk Borçlar Kanunu çerçevesinde kira sözleşmesinin tanımını, kiracı ve ev sahibinin hak ve yükümlülüklerini detaylı şekilde ele almaktadır. Kira bedelinin belirlenmesi, artış sınırları, tahliye nedenleri ve sözleşmenin sona ermesi gibi konular Yargıtay emsal kararlarıyla desteklenmiştir. Özellikle kiracının kiralananı özenle kullanma borcu, izinsiz tadilat yasağı ve tahliye sürecindeki usuli şartlar uygulamaya dönük olarak açıklanmıştır.

Devamını Oku

Yönetim Kurulu Üyelerinin Hukuki Sorumluluğu, TTK, Basiretli İş Adamı Prensibi ve Güncel Yargıtay Kararları

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu çerçevesinde yönetim kurulu üyelerinin hukuki sorumluluğu ele alınmakta; basiretli iş adamı prensibi, sadakat ve özen borcu ile kusura dayalı sorumluluğun şartları Yargıtay içtihatları ışığında değerlendirilmektedir. Özellikle Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 2020/1264 E., 2022/441 K. sayılı kararı üzerinden, ortakların dava açma hakkı, dolaylı zarar kavramı ve tazminatın şirkete ödenmesi ilkesi ayrıntılı biçimde analiz edilmektedir.

Devamını Oku

Haksız Rekabet Davaları ve Tazminat Sorumluluğu, Yargıtay’dan Emsal Karar Işığında Kapsamlı Analiz

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu kapsamında haksız rekabet kavramı ele alınmakta; özellikle tedarikçilere sözleşmeyi sona erdirmeye yönelik baskı uygulamalarının hukuki sonuçları, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 2020/2191 E., 2021/2712 K. sayılı emsal kararı çerçevesinde değerlendirilmektedir. Karar doğrultusunda maddi zararın takdiri, ticari itibarın zedelenmesi nedeniyle manevi tazminat ve oda başkanı ile oda tüzel kişiliğinin sorumluluğu ayrıntılı biçimde analiz edilmektedir.

Devamını Oku

Tüzel Kişilik Perdesinin Kaldırılması ve Organik Bağ Teorisi, Şirket Borçlarından Ortakların Sorumluluğunun Sınırları ve Uygulama Alanları, Emsal Karar Işığında

ürk hukukunda tüzel kişilik perdesinin kaldırılması ve organik bağ teorisi çerçevesinde şirket borçlarından ortakların ve ilişkili şirketlerin sorumluluğunun hangi şartlarda gündeme gelebileceğini açıklamaktadır. TMK m. 2’deki dürüstlük kuralı ve hakkın kötüye kullanılması yasağını merkeze alarak; malvarlıklarının karışması, sermaye yetersizliği, tüzel kişiliğin kötüye kullanılması ve şirketler topluluğunda hâkimiyetin kötüye kullanılması gibi kriterleri sistematik biçimde ele almaktadır. Organik bağ teorisinin unsurları, Yargıtay’ın ortak adres, ortak ortaklar, ekonomik bağımlılık ve mal kaçırma niyeti gibi kriterleri üzerinden incelenmekte; teorinin tüzel kişilik perdesinin kaldırılmasına göre daha hafif şartlarla uygulanabildiği vurgulanmaktadır. Son olarak Yargıtay 11. HD’nin 27.04.2022 tarihli emsal kararı ışığında zamanaşımı, organik bağın ispatı ve bilirkişi incelemesinin önemi değerlendirilmektedir.

Devamını Oku

Şirket Feshi Davaları ve Son Çare İlkesi, TTK Kapsamında Haklı Sebepler ve Alternatif Çözümler

Şirket Feshi Davalarında Neden Fesih Her Zaman İlk Seçenek Değildir? Şirket feshi ve tasfiyesi davaları, ortaklar arası uyuşmazlıkların çözümsüz bir hal alması veya şirketin ticari faaliyetlerini sürdüremez duruma gelmesi halinde başvurulan nihai bir hukuki yoldur. Ancak Türk Ticaret Kanunu (TTK) ve yerleşik Yargıtay içtihatları, ekonomik bir değer olan şirketin varlığının korunmasını esas alır. Bu nedenle, […]

Devamını Oku

İcra İnkar Tazminatı ve Likit Alacak Şartı: Yargıtay İçtihatları Işığında Kapsamlı İnceleme (2026 Güncel)

İtirazın iptali davaları, ilamsız icra takibinde borçlunun süresinde yaptığı itiraz üzerine duran takip sürecinin yeniden işlerlik kazanmasını sağlayan en etkili yöntemlerden biridir. Ancak bu davaların yalnızca takibi devam ettirmekle kalmayıp borçlu aleyhine icra inkâr tazminatına hükmedilmesi sonucunu da doğurabilmesi, söz konusu kurumu hukuk pratiğinde çok daha önemli hâle getirmektedir. Özellikle likit alacak kriterinin varlığı ve […]

Devamını Oku

Değer Kaybı Dosyalarında Sigorta Şirketinin Sorumluluğu: Malike Açılan Davanın Sigorta Şirketine İhbarı

Trafik kazaları, yalnızca can ve mal kaybına yol açmakla kalmıyor; aynı zamanda hukuki anlamda oldukça teknik ve karmaşık süreçlerin de başlangıcı oluyor. Özellikle araç değer kaybı tazminatları, son yıllarda hem araç sahiplerinin hem de sigorta şirketlerinin en çok karşı karşıya geldiği uyuşmazlık alanlarından biri hâline gelmiş durumda. Bu yazıda, değer kaybı dosyalarında sigorta şirketinin sorumluluğu, […]

Devamını Oku

Evlilik Öncesi ve Sonrası Evlilik Sözleşmeleri: Avantajlar, Dezavantajlar ve Stratejik Yaklaşımlar

Evlilik sözleşmeleri, çiftlerin mal varlığı, borçlar, miras ve finansal sorumluluklarını evlilik öncesinde veya sonrasında düzenlemelerini sağlayan önemli bir hukuki araçtır. Avantajları arasında açıklık, şeffaflık, mal varlığını koruma, borçlardan korunma ve boşanma sürecinde çatışmayı azaltma gibi güçlü yönler bulunur. Dezavantajlar ise romantik algıyı zedeleme, bağlayıcılık sorunları, koşulların değişmesi nedeniyle güncellenme ihtiyacı ve aile baskısı gibi konular etrafında şekillenir. Özellikle aile şirketi olanlar, yüksek varlık sahipleri ve önceki ilişkilerinden çocukları bulunan kişiler için evlilik sözleşmesi oldukça mantıklıdır. Bu süreçte Apilex gibi yapay zekâ çözümleri, riskli maddeleri işaretleyerek ve hukuki dili sadeleştirerek hazırlık sürecini hızlandırır ve daha güvenli bir hukuki temel oluşturur.

Devamını Oku

Avukatlar İçin Sosyal Medya Yönetimi (2026): Yasalara Uygun, Profesyonel ve Güven Odaklı Bir Dijital Varlık Nasıl Kurulur?

2026 yılında avukatlar için sosyal medya yönetimi, yalnızca dijital görünürlük değil; aynı zamanda güven, profesyonellik ve mesleki etikle uyumlu bir iletişim stratejisi oluşturmak anlamına geliyor. Avukatlar, sosyal medya platformlarını kullanırken Türkiye Barolar Birliği’nin reklam yasağı yönetmeliğine uygun hareket etmeli; kesin sonuç vaat eden, müvekkil yorumları içeren veya promosyon niteliği taşıyan ifadelerden kaçınmalıdır. LinkedIn, profesyonel duruşu güçlendiren en önemli alan olurken; Instagram eğitim ve farkındalık içerikleri için güçlü bir araçtır. YouTube karmaşık süreçleri sadeleştiren rehber videolar için öne çıkar; X (Twitter) ise hızlı mevzuat yorumları için idealdir. Düzenli içerik üretimi, sade dil kullanımı, infografik ve videolar gibi modern formatlar avukatların güven veren bir dijital imaj oluşturmasını sağlar. Makalenin son bölümünde tanıtılan Apilex, avukatların reklam yasağına uygun içerikler üretmesine, hukuki bilgiyi sadeleştirmesine ve dijital varlığını etik sınırlar içinde güçlendirmesine yardımcı olan yapay zekâ destekli bir hukuk yazılımıdır. Apilex, hem verimliliği artırır hem de avukatların sosyal medyadaki tüm paylaşımlarının meslek kurallarıyla uyumlu olmasını destekleyerek dijital dönüşüm yolculuğunda güvenli bir çözüm sunar.

Devamını Oku

Türkiye Hukuk Sistemine Uygun Yapay Zeka: Avukatların Yeni Aracı

Yapay zeka, hukuk dünyasında hız, doğruluk ve verimlilik sağlayarak avukatların çalışma biçimini kökten değiştiriyor. İçtihat aramadan sözleşme analizine, dilekçe yazımından dava dosyası yönetimine kadar pek çok süreç artık saniyeler içinde gerçekleştirilebiliyor. Türkiye hukuk sistemine özel geliştirilen modern legal tech çözümleri, halüsinasyonsuz ve kaynaklı yanıtlarla avukatlara güçlü bir destek sunuyor. Dijital dönüşüm, artık hukuk büroları için bir seçenek değil; rekabet avantajı sağlayan yeni standart.

Devamını Oku

Hakimin Reddi, Adil Yargılanma Hakkı ve Objektif Tarafsızlık: 2025 Odaklı Değerlendirme

Hakimin reddi kurumunu adil yargılanma hakkı ve objektif tarafsızlık ilkeleri kapsamında ele almakta; 2025 yılına özgü dijitalleşme, sosyal medya, yapay zekâ ve uzaktan duruşmalar gibi yeni risk alanlarının yargı tarafsızlığı üzerindeki etkilerini değerlendirmektedir. Sübjektif ve objektif tarafsızlık ölçütleri, yasaklılık halleri, ret sebepleri ve usuli süreler güncel içtihatlarla birlikte açıklanarak avukatlar için pratik bir rehber oluşturulmuştur.

Devamını Oku

Kamu İhale Kararlarına Nasıl ve Ne Sürede İtiraz Edilir? Avukatlar İçin Adım Adım Hukuki Kılavuz

Kamu ihale kararlarına karşı yapılacak itiraz sürecini açıklamakta; idareye şikayet ve Kamu İhale Kurumu’na (KİK) itirazen şikayet başvurularının usul, süre ve şartlarını detaylandırmaktadır. 4734 sayılı Kanun’un 54, 55 ve 56. maddeleri temel alınarak başvuru yolları, değerlendirme süreçleri, sözleşme imzalama sınırları ve yargı denetimi adım adım aktarılmaktadır. Ayrıca hukukçular için Apilex’in bu süreçlerde sağlayabileceği pratik avantajlara yer verilmektedir.

Devamını Oku

Hakimin Tarafsızlığı İlkesi Neden Esastır? Red Kurumunun Teorik Çerçevesi

Hukuk devletinin temel unsurlarından biri olan hakimin tarafsızlığı ilkesini ve bu ilkenin pratik güvencesi olan hakimin reddi kurumunu incelemektedir. Anayasa, HMK ve CMK hükümleri çerçevesinde tarafsızlığın hem subjektif (hakimin iç dünyasına ilişkin) hem de objektif (görünüşte tarafsızlık) boyutları ortaya konulmuş; adil yargılanma hakkı, kamu güveni ve hukukun üstünlüğü bakımından neden vazgeçilmez olduğu açıklanmıştır. Makale, mutlak ve nispi red sebeplerini ayırarak hangi durumlarda hakimin davaya bakamayacağı veya reddedilebileceğini somut örneklerle değerlendirmiştir. Sonuç olarak, hakimin reddi kurumunun, bireylerin adil yargılanma hakkını koruyan ve yargı sisteminin meşruiyetini güçlendiren temel bir mekanizma olduğu vurgulanmaktadır.

Devamını Oku

Nafaka Miktarı Belirlenirken Mahkemeler Hangi Değişkenleri Dikkate Alır? Kavramsal Bir Bakış

Türk Medeni Kanunu, aile hukukunda önemli bir yere sahip olan nafaka kurumunu dört ana başlık altında düzenlemiştir. Tedbir Nafakası, boşanma davası süresince geçici olarak hükmedilen nafakadır. İştirak Nafakası, boşanma sonrası ergin olmayan çocukların bakım ve eğitim giderlerine, velayeti almayan eşin katılımını sağlar. Yoksulluk Nafakası, boşanma nedeniyle yoksulluğa düşecek eşe, kusuru daha ağır olmamak kaydıyla diğer […]

Devamını Oku

Hukukun Temel Taşı: Dürüstlük Kuralı Nedir ve Hukukta Nasıl Uygulanır? (TMK Madde 2)

Hukuk düzeni, yalnızca kanun maddelerinden ibaret mekanik bir yapı değildir; aynı zamanda toplumsal yaşamın devamlılığını sağlayan bir “güven” mekanizmasıdır. Bu güvenin ve adaletin sağlanmasındaki en büyük teminat ise Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) başlangıç hükümlerinde, 2. maddede yer alan “Dürüstlük Kuralı”dır. Hukuk fakültesi sıralarından Yargıtay’ın en karmaşık içtihatlarına kadar hukukun her alanına nüfuz eden bu ilke, […]

Devamını Oku

Manevi Tazminatta Küresel Standartlar: Hâkimin Takdir Yetkisinin Sınırları ve Hakkâniyet İlkesinin İncelikli Dengesi

Manevi tazminat, kişinin kişilik haklarına yapılan bir saldırı sonucunda uğradığı ruhsal zararın giderilmesi amacıyla ödenen bir tazminat türüdür. Türk Borçlar Kanunu’na göre manevi tazminat, kişilik haklarına yapılan haksız müdahale sonucu uğranılan zararların tazmini amacıyla talep edilebilir. Türk Medeni Kanunu’nda ise, kişilik hakları düzenlenmiş ve ihlali halinde hukuki yollara başvurulabileceği ifade edilmiştir. Temel ilke, zarar görenin […]

Devamını Oku

Hukukçular İçin Yapay Zeka, Apilex AI ile Hukuki Araştırmada Yeni Dönem 7 Madde De

Giriş: Hukukçular İçin Yapay Zekâ Neden Artık Vazgeçilmez? 2026 yılında hukuk dünyası tarihte görülmemiş bir bilgi yüküyle karşı karşıya. Her gün yeni mahkeme kararları yayınlanıyor, mevzuat değişiyor, içtihatlar güncelleniyor ve avukatların yüzlerce sayfalık metinleri saniyeler içinde değerlendirmesi gerekiyor. Bu bilgi yoğunluğu, geleneksel hukuk araştırma yöntemlerini hem yavaş hem de yetersiz hâle getiriyor. PDF tarayıcılar, manuel […]

Devamını Oku

Sözleşme Feshi Bildirimi Hazırlarken Dikkat Edilmesi Gereken Hukuki Unsurlar Nelerdir?

Sözleşme Feshi Nedir? Sözleşme feshi, taraflar arasındaki mevcut hukuki ilişkiyi sona erdiren tek taraflı bir irade beyanıdır. Hukuki niteliği itibarıyla bozucu yenilik doğuran hak niteliğindedir ve karşı tarafa yöneltilmesiyle birlikte sonuçlarını doğurur. Fesih işlemi, sözleşmenin tamamen ortadan kalkmasına veya ileriye etkili olarak sona ermesine yol açabilir. Sözleşme Feshi Mevzuatta Nasıl Düzenlenmiştir? Türk hukukunda sözleşmelerin feshi, […]

Devamını Oku