Zincirleme Suçta Ceza Belirleme Yolları, Türk Ceza Kanunu (TCK) sistematiğinde suçların içtimaı, failin birden fazla suç işlemesi durumunda nasıl cezalandırılacağı sorusuna yanıt veren en kritik başlıklardan biridir. Bu başlık altında yer alan zincirleme suç (müteselsil suç) kurumu, TCK m. 43 ile düzenlenmiş olup, uygulamada mahkemelere geniş bir takdir yetkisi, ancak bir o kadar da ağır bir “gerekçelendirme yükümlülüğü” yüklemektedir.
Bu yazımızda; TCK m. 43/1 ve 43/3 ekseninde zincirleme suçta ceza artırım oranlarının nasıl belirlendiğini, dörtte biri ile dörtte üçü arasındaki makasın hangi “haksızlık içeriği” ölçütlerine göre daralıp genişlediğini ve Yargıtay’ın bu konudaki denetim mekanizmasını tüm detaylarıyla inceleyeceğiz.
I. GİRİŞ: Zincirleme Suç Kavramı ve Ceza Politikası
Hukuki çerçeve içinde ceza, failin işlediği fiilin ağırlığıyla orantılı olmalıdır. Buna göre asıl kural gerçek içtima, yani “kaç fiil varsa o kadar suç, kaç suç varsa o kadar ceza” ilkesidir. Ancak kanun koyucu belirli şartlar altında fail lehine düzenleme yaparak bu kurala istisna getirmiştir.
Zincirleme suç, maddi ceza hukuku anlamında birden fazla suçun varlığına rağmen, failin “tek bir suçtan” sorumlu tutulduğu, ancak bu tek suçun cezasının belirli bir oranda artırıldığı bir “hukuki tek suç” kurumudur. TCK m. 43’ün temel felsefesi; aynı suç işleme kararının icrası kapsamında, kısa zaman aralıklarıyla işlenen suçlarda faile her bir eylem için ayrı ayrı ceza verilmesinin, toplamda failin kusurunun çok ötesinde, orantısız bir cezai yaptırıma dönüşmesini engellemektir.
Ancak bu “lehe” uygulama, failin eylemlerinin yarattığı tehlike ve zararın görmezden gelineceği anlamına gelmez. İşte tam bu noktada ceza belirleme mekaniği devreye girer. Mahkeme, faili tek bir suçtan cezalandırırken, eylemlerin çokluğunu ve yoğunluğunu ceza artırım oranına yansıtmak zorundadır.
II. Zincirleme Suçun Hukuki Niteliği ve Uygulama Şartları
Bir olaya zincirleme suç hükümlerinin uygulanabilmesi için dört temel şartın bir araya gelmesi gerekir. Bu şartların analizi, ceza artırım oranının belirlenmesinde de yol göstericidir.
1. Aynı Suç İşleme Kararı
Zincirleme suçun sübjektif koşuludur. Fail, ilk eylemi gerçekleştirirken sonraki eylemleri de kapsayacak genel bir plan veya niyet içerisinde olmalıdır. Eğer fail, her eylemi birbirinden bağımsız, anlık kararlarla işliyorsa zincirleme suç değil, gerçek içtima hükümleri uygulanır.
- Önemli Not: “Aynı suç işleme kararı”, artırım oranını etkileyen bir faktör değildir; hükmün uygulanmasının ön koşuludur.
2. Aynı Suçun Birden Fazla İşlenmesi
Eylemlerin aynı suç tipini ihlal etmesi gerekir. Örneğin, failin hem hırsızlık hem de mala zarar verme suçunu işlemesi durumunda (farklı neviden fikri içtima saklı kalmak kaydıyla) zincirleme suç oluşmaz.
3. Değişik Zamanlarda İşlenme
Eylemler arasında hukuki kesinti yaratmayacak, ancak fiillerin yenilendiğini gösterecek bir zaman aralığı bulunmalıdır.
4. Aynı Mağdura Karşı İşlenme (Veya Tek Fiille Birden Fazla Mağdur)
TCK m. 43/1 ve m. 43/2 arasındaki ayrım burada devreye girer. Kural olarak suçun mağdurunun aynı kişi olması gerekir. Ancak tek bir fiille birden fazla kişiye karşı suç işlenirse (örneğin bir bombayla birden fazla kişinin yaralanması veya tek sözle topluluğa hakaret), yine zincirleme suç hükümleri uygulanır.
III. Ceza Belirleme Mekaniği: Artırım Oranı (1/4 – 3/4)
TCK m. 43/1 hükmü nettir: “Bir suçun temel şekli ile cezalandırılır ve bu ceza dörtte birinden dörtte üçüne kadar artırılır.”
Kanun koyucu hakime geniş bir marj bırakmıştır. Peki, hakim bu oranı neye göre belirler? 1/4 (alt sınır) ne zaman, 3/4 (üst sınır) ne zaman uygulanır?
A. Alt ve Üst Sınır Dengesinin Kurulması
Ceza hukukunda temel ilkelerden biri TCK m. 3’te düzenlenen “Orantılılık İlkesi” ve m. 61’deki “Cezanın Belirlenmesi” usulüdür. Zincirleme suçta artırım yapılırken, eylemin ağırlığı ile ceza artırımı arasında matematiksel ve vicdani bir denge kurulmalıdır.
1. Eylem Sayısı (En Somut Kriter)
Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarına göre, artırım oranının belirlenmesindeki en belirleyici kriter eylem sayısıdır.
- Az Sayıda Eylem (2-3 Eylem): Eğer fail suçu sadece 2 veya 3 kez tekrar etmişse, hakimin alt sınırdan (1/4 oranında) veya alt sınıra yakın bir oranda artırım yapması beklenir.
- Orta Yoğunlukta Eylem (4-7 Eylem): Eylem sayısı arttıkça, oran kademeli olarak yükselmelidir.
- Yoğun Eylem (8 ve Üzeri): Eylem sayısının çokluğu durumunda, hakimin üst sınıra (3/4) yaklaşması, hatta en üst hadden artırım yapması gerekmektedir.
Hukuki Hata Uyarısı: 20 kez hırsızlık yapan bir faile 1/4 oranında artırım yapmak veya sadece 2 kez hakaret eden faile 3/4 oranında artırım yapmak, açıkça orantılılık ilkesine aykırıdır ve Yargıtay tarafından bozma sebebidir.
2. Zaman Aralığı ve Tehlikelilik Hali
Eylemlerin ne kadar süreye yayıldığı, failin suç işleme konusundaki kararlılığını gösterir.
- Kısa zaman aralıklarıyla sık sık işlenen suçlar, failin suç kastının yoğunluğunu ve toplumsal tehlikeliliğini ortaya koyar. Bu durum, üst sınıra yaklaşılması için bir gerekçedir.
3. Mağduriyetin Boyutu ve Zararın Ağırlığı
Sadece sayı saymak yeterli değildir. Her bir eylemin yarattığı zarar da denkleme dahil edilmelidir.
- Örnek: Bir banka memuru zimmet suçunda 5 kez işlem yapmış olabilir. Ancak bu 5 işlemde bankayı devasa zarara uğratmışsa, eylem sayısı az olsa bile “Haksızlık İçeriği” yoğun olduğu için artırım oranı yüksek tutulabilir.

B. Haksızlık İçeriği Ölçütleri
“Haksızlık içeriği”, eylemin hukuka aykırılık derecesini ifade eder. Yargıtay uygulamalarında artırım oranının gerekçelendirilmesinde sıkça kullanılan bu kavram şunları kapsar:
- Suçun işleniş biçimi (Vahşet, planlılık, teknolojik imkanların kötüye kullanılması).
- Suçun konusunun önemi ve değeri.
- Failin güttüğü amaç ve saik.
- Mağdurun uğradığı manevi zararın büyüklüğü (Özellikle hakaret, şantaj gibi suçlarda).
IV. Gerekçelendirme Yükümlülüğü: “Takdiren” Demek Yeterli Mi?
Anayasa’nın 141. maddesi ve CMK’nın 34. maddesi uyarınca “Bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılır.”
Zincirleme suç uygulamasında en sık karşılaşılan bozma nedeni, yetersiz gerekçedir. Mahkemeler bazen “sanığın eylemleri zincirleme suç oluşturduğundan takdiren 1/2 oranında artırılmasına” şeklinde basmakalıp ifadeler kullanmaktadır. Yargıtay bu tür gerekçeleri kabul etmemektedir.
Geçerli Bir Gerekçede Bulunması Gerekenler:
- Neden Alt Sınırdan Uzaklaşıldı? (Eğer 1/4’ten fazla artırım yapıldıysa, bunun nedeni somut olgularla açıklanmalıdır. Örneğin: “Sanığın eylemlerini 1 yıl boyunca aralıksız sürdürmesi ve eylem sayısının 10’u aşması nedeniyle…”)
- Hakkaniyet Denetimi: Belirlenen oranın, dosya kapsamındaki delillerle ve suçun işleniş özellikleriyle uyumlu olduğu gösterilmelidir.
V. TCK m. 43/3 Kapsamındaki İstisnalar: Zincirleme Suçun Yasak Bölgesi
TCK m. 43/3 fıkrası, zincirleme suç hükümlerinin asla uygulanamayacağı suç tiplerini “numerus clausus” (sınırlı sayı) ilkesiyle saymıştır. Bu suçlarda gerçek içtima kuralı geçerlidir; yani kaç eylem varsa o kadar ceza verilir.
Bu istisnalar şunlardır:
1. Kasten Öldürme (TCK m. 81-82)
Yaşam hakkı, bölünemez ve devredilemez en kutsal haktır. Bir kişinin birden fazla kişiyi öldürmesi veya aynı kişiyi öldürmeye teşebbüs edip sonra tekrar deneyip öldürmesi durumunda tek ceza verilip artırım yapılamaz. Her can için ayrı ceza verilir.
2. Kasten Yaralama (TCK m. 86-87)
Vücut dokunulmazlığı da kişiye sıkı sıkıya bağlıdır. Fail, mağduru pazartesi günü dövüp, salı günü tekrar dövdüğünde; iki ayrı kasten yaralama suçundan cezalandırılır.
- Dikkat: “Taksirle öldürme” veya “Taksirle yaralama” bu istisna kapsamında değildir. Taksirli suçlarda (örneğin trafik kazası sonucu birden fazla kişinin yaralanması) TCK m. 43 değil, TCK m. 85 gibi özel içtima hükümleri devreye girer. Ancak tek fiille birden fazla kişiye karşı işlenen kasten olmayan suçlarda zincirleme suç tartışılabilir olsa da, kanun koyucu kasten yaralamayı kesin olarak istisna tutmuştur.
3. İşkence (TCK m. 94)
İşkence suçu, insan onuruna karşı işlenen mutlak yasak kapsamındaki bir suçtur. Failin mağdura farklı zamanlarda işkence yapması, her seferinde ayrı bir suç oluşturur.
4. Yağma (Gasp) (TCK m. 148)
Yağma suçu, hem malvarlığına hem de kişi hürriyeti/vücut bütünlüğüne karşı işlenen karma bir suçtur. TCK’nın ilk halinde bu istisna yoktu, ancak sonradan 43/3 kapsamına alındı. Failin aynı mağduru bir hafta arayla iki kez gasp etmesi durumunda, iki ayrı yağma cezası verilir.
- Kritik Ayrım: Suçun “Hırsızlık” mı “Yağma” mı olduğu çok önemlidir. Hırsızlıkta zincirleme suç uygulanır, yağmada uygulanmaz. Bu vasıflandırma hatası, sanığın alacağı cezayı yıllar seviyesinde değiştirebilir.
VI. Olası Senaryolar ve Uygulama Örnekleri
Konunun daha iyi anlaşılması için TCK m. 43 uygulamasını somut senaryolar üzerinden inceleyelim.
Senaryo 1: Bankacı Zimmeti (Zincirleme Suç – Yüksek Artırım)
- Olay: Banka memuru (A), 2024 yılı boyunca müşterilerin hesabından toplamda 45 kez para çekmiş ve toplamda 5 Milyon TL zimmetine geçirmiştir.
- Uygulama: TCK m. 43/1 uygulanır.
- Ceza Belirleme: Eylem sayısı (45 kez) çok fazladır. Ayrıca zarar miktarı (5 Milyon TL) yüksektir. Mahkeme burada alt sınırdan (1/4) uzaklaşmak zorundadır. Muhtemelen üst sınırdan (3/4) artırım yapacaktır. Eğer mahkeme 1/4 artırım yaparsa, Yargıtay “haksızlık içeriği ve eylem sayısı ile orantısız az ceza tayini” gerekçesiyle kararı bozar.
Senaryo 2: Israrlı Hakaret (Zincirleme Suç – Orta Artırım)
- Olay: Sanık (B), husumetli olduğu komşusuna 3 gün arayla, toplamda 4 kez SMS atarak hakaret etmiştir.
- Uygulama: TCK m. 43/1 uygulanır.
- Ceza Belirleme: Eylem sayısı 4’tür. Alt sınırdan bir miktar uzaklaşılması gerekir. Hakim muhtemelen 1/3 veya 1/2 oranında bir artırım takdir edebilir.

Senaryo 3: Seri Gaspçı (İstisna – Gerçek İçtima)
- Olay: Sanık (C), aynı mağduru önce pazartesi günü tehdit ederek telefonunu almış (Yağma), Çarşamba günü ise yolunu kesip bıçak zoruyla cüzdanını almıştır (Yağma).
- Uygulama: TCK m. 43/3 gereği zincirleme suç uygulanmaz.
- Ceza Belirleme: Sanık hakkında iki ayrı yağma suçundan hüküm kurulur. İki ceza toplanır. Artırım mekaniği burada işlemez.
Senaryo 4: Toplu Hakaret (Tek Fiille Birden Fazla Kişi)
- Olay: Sanık (D), bir toplantıda kürsüye çıkarak ön sırada oturan 5 kişilik heyete yönelik “Hepiniz hırsızsınız” demiştir.
- Uygulama: TCK m. 43/2 (Aynı neviden fikri içtima) yollamasıyla zincirleme suç hükümleri uygulanır.
- Ceza Belirleme: Tek bir fiil (söz) vardır ancak mağdur sayısı 5’tir. Mahkeme tek ceza verir ve bu cezayı artırır. Mağdur sayısının çokluğu nedeniyle alt sınırdan uzaklaşılması hakkaniyete uygundur.
VII. Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
1. Zincirleme suçta ceza en fazla ne kadar artırılabilir?
Zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasıyla temel ceza en fazla dörtte üç (3/4) oranında artırılabilir. Yani 10 yıl hapis cezası gerektiren bir suçta, ceza en fazla 17.5 yıla çıkabilir (10 + 7.5).
2. Hangi suçlarda zincirleme suç hükümleri uygulanmaz?
TCK m. 43/3 uyarınca; Kasten öldürme, kasten yaralama, işkence ve yağma suçlarında zincirleme suç hükümleri uygulanmaz. Bu suçlarda her eylem için ayrı ceza verilir.
3. Mahkeme artırım oranını gerekçesiz belirlerse ne olur?
Mahkeme, neden alt sınır (1/4) yerine üst sınıra (3/4) yakın bir oran seçtiğini kararında somut gerekçelerle (eylem sayısı, zarar miktarı vb.) açıklamazsa, bu durum Yargıtay tarafından bozma nedeni yapılır. Karar, gerekçenin eklenmesi veya oranın düzeltilmesi için yerel mahkemeye geri gönderilir.
4. Farklı zamanlarda işlenen her suç zincirleme suç mudur?
Hayır. Failin her eylemi için “yenilenen bir suç işleme kararı” varsa (örneğin; bir gün hırsızlık yapmaya karar verip yapıyor, bir ay sonra paraya sıkışıp tekrar karar verip yapıyorsa), bu durumda zincirleme suç değil, iki ayrı suç oluşur. Zincirleme suç için eylemlerin aynı suç işleme kararının icrası kapsamında olması gerekir.
5. Mağdur değişirse zincirleme suç uygulanır mı?
Kural olarak hayır. Mağdur değişirse suç sayısı da değişir. Ancak bunun istisnaları vardır (TCK 43/2). Örneğin “tek bir fiille” birden fazla kişiye karşı suç işlenirse (bir bombayla 3 kişiyi yaralamak hariç, çünkü yaralama istisna kapsamındadır; örneğin tek sözle 3 kişiye hakaret) zincirleme suç hükümleri uygulanır. Ancak ayrı zamanlarda farklı kişilere karşı işlenen suçlarda (örneğin seri katil vakası) zincirleme suç uygulanmaz.
VIII. Sonuç ve Değerlendirme
Zincirleme suçta ceza belirleme mekaniği, basit bir matematiksel hesaplamadan ibaret değildir. Bu süreç; failin kusur durumu, eylemlerin toplumsal maliyeti ve mağduriyetin boyutu arasında hassas bir denge kurulmasını gerektirir.
Avukatlar için; savunma dilekçelerinde eylem sayısının azlığı, zaman aralığının uzunluğu veya zararın giderilmiş olması gibi hususları öne çıkararak artırımın alt sınırdan (1/4) yapılması gerektiğini savunmak kritik bir stratejidir.
Hakimler için ise; Anayasa ve CMK’nın emrettiği üzere, neden o oranın seçildiğini denetime elverişli şekilde gerekçelendirmek, adil yargılanma hakkının bir gereğidir.Unutulmamalıdır ki; gerekçesiz ceza, adalet değil, keyfiliktir.
IV. Zincirleme Suçta Ceza Belirleme Sürecinde Apilex’in Rolü
Zincirleme Suçta Ceza Belirleme Sürecinde Dijital Destek İhtiyacı
Zincirleme suçta ceza belirleme, uygulamada yalnızca kanun maddesini bilmekle çözülebilecek bir mesele değildir. Özellikle TCK m. 43 kapsamında 1/4 ile 3/4 arasındaki artırım oranının doğru tespit edilmesi; eylem sayısının, zaman aralığının, mağduriyetin ve haksızlık içeriğinin somutlaştırılmasını gerektirir. Bu noktada en büyük problem, savunma ve hüküm kurma aşamasında “zincirleme suçta ceza belirleme” sürecinin dağınık içtihatlar ve dosya hacmi altında sağlıklı yürütülememesidir.
Uygulamada avukatların karşılaştığı temel zorluk şudur: Aynı nitelikte onlarca Yargıtay kararı bulunmasına rağmen, bu kararların hangi somut ölçütle hangi artırım oranını benimsediğini hızlı ve karşılaştırmalı biçimde ortaya koymak ciddi zaman kaybına yol açar. İşte bu aşamada Apilex, zincirleme suçta ceza belirleme pratiğini teoriden uygulamaya taşıyan bir araç olarak devreye girer.
Apilex ile Zincirleme Suçta Ceza Belirleme Analizi Nasıl Yapılır?
Apilex’in yapay zekâ destekli asistanı, zincirleme suçta ceza belirleme sürecinde yalnızca “madde metni” sunmaz; ilgili Yargıtay kararlarını, artırım oranlarının gerekçeleriyle birlikte analiz eder. Avukat açısından asıl değerli olan da budur.
Örneğin savunma dilekçesi hazırlanırken şu soru sorulabilir:
“Zincirleme suçta ceza belirleme bakımından 3-4 eylem bulunan dosyalarda Yargıtay hangi artırım oranlarını orantılı bulmaktadır?”
Apilex bu soruya cevap verirken;
- Benzer eylem sayısına sahip kararları,
- Zaman aralığı kısa/uzun olan dosyaları,
- Mağduriyetin maddi veya manevi yoğunluk gösterdiği örnekleri
tek ekranda sunar. Böylece zincirleme suçta ceza belirleme, soyut bir tartışma olmaktan çıkar, içtihatla desteklenen somut bir savunma argümanına dönüşür.

Savunma Stratejisinde Zincirleme Suçta Ceza Belirleme
Ceza yargılamasında savunmanın en kritik alanlarından biri, zincirleme suçta ceza belirleme aşamasında artırım oranının alt sınıra çekilmesidir. Ancak “takdiren alt sınırdan artırım yapılması gerekir” şeklindeki genel ifadeler, Yargıtay nezdinde güçlü bir savunma olarak kabul edilmez.
Apilex kullanılarak hazırlanan savunmalarda zincirleme suçta ceza belirleme şu şekilde yapılandırılabilir:
Eylem Sayısı Bakımından Karşılaştırma
Apilex üzerinden, örneğin 2-3 eylemli dosyalarda 1/4 oranının uygun bulunduğu kararlar tespit edilir. Bu kararların gerekçeleri doğrudan dilekçeye entegre edilebilir.
Zaman Aralığının Lehe Değerlendirilmesi
Zincirleme suçta ceza belirleme sürecinde eylemler arasındaki uzun zaman aralığı, suç işleme kastının yoğun olmadığını gösterir. Apilex, bu kriteri esas alan bozma kararlarını saniyeler içinde listeleyebilir.
Haksızlık İçeriğinin Düşük Olduğunun Gösterilmesi
Her zincirleme suç dosyasında eylem sayısı tek başına belirleyici değildir. Apilex, düşük maddi zarar veya sınırlı manevi etki gerekçesiyle alt sınırdan artırım yapılan örnekleri sunarak savunmayı güçlendirir.
Bu yönüyle Apilex, zincirleme suçta ceza belirleme konusunda “ezbere oran” uygulamasına karşı sistematik bir savunma zemini oluşturur.
Hakimler Açısından Zincirleme Suçta Ceza Belirleme ve Gerekçelendirme
Zincirleme suçta ceza belirleme yalnızca savunma makamı için değil, mahkeme açısından da ciddi bir gerekçelendirme yükü doğurur. Özellikle Yargıtay denetiminde bozma sebeplerinin büyük bir kısmı, artırım oranının neden seçildiğinin açıklanmamasından kaynaklanır.
Apilex’in karar analiz modülü, hâkimler ve raportörler açısından da zincirleme suçta ceza belirleme sürecini kolaylaştırır. Benzer olaylarda hangi somut kriterlerin vurgulandığı görülerek, gerekçeler bu doğrultuda şekillendirilebilir. Böylece:
- “Takdiren” ibaresine dayalı soyut gerekçelerden kaçınılır,
- Denetime elverişli, somut ve ölçülü kararlar oluşturulur,
- Orantılılık ilkesi karar metninde açıkça gösterilmiş olur.
Zincirleme Suçta Ceza Belirleme ve Dosya Yönetimi
Zincirleme suç dosyaları çoğu zaman çok sayıda ek belge, banka hareketi, mesaj kaydı veya işlem dökümü içerir. Bu tür dosyalarda zincirleme suçta ceza belirleme, belgelerin dağınıklığı nedeniyle sağlıklı yapılamaz.
Apilex’in proje ve dosya yönetimi özelliği sayesinde:
- Eylem sayıları otomatik olarak kronolojik sıraya dizilebilir,
- Hangi tarihte hangi fiilin işlendiği netleştirilebilir,
- Zaman aralıkları görsel olarak ortaya konabilir.
Bu da zincirleme suçta ceza belirleme aşamasında hem savunma hem de mahkeme için objektif bir değerlendirme zemini yaratır.
Zincirleme Suçta Ceza Belirleme – Standartlaşma Sorunu ve Apilex
Uygulamada en çok eleştirilen hususlardan biri, zincirleme suçta ceza belirleme konusunda standartların net olmamasıdır. Benzer dosyalarda farklı mahkemelerin çok farklı artırım oranları uyguladığı görülmektedir.
Apilex, binlerce karar üzerinden yaptığı anlamsal analiz ile bu dağınıklığı görünür kılar. Avukatlar için bu durum, “emsal kararlara aykırılık” argümanını güçlü şekilde kurabilme imkânı sağlar. Hakimler açısından ise benzer olaylarda benzer sonuçlara ulaşmayı kolaylaştırır.
Zincirleme Suçta Ceza Belirleme ve Apilex’in Rolü
Zincirleme suçta ceza belirleme, ceza adaletinin en hassas alanlarından biridir. Yanlış belirlenen bir artırım oranı, sanığın yıllarca fazla ceza almasına veya kamu vicdanını zedeleyen ölçüsüz sonuçlara yol açabilir.
Apilex; içtihat analizi, gerekçelendirme desteği ve dosya yönetimi özellikleriyle zincirleme suçta ceza belirleme sürecini daha öngörülebilir, denetlenebilir ve adil hale getirir. Özellikle TCK m. 43 uygulamalarında, soyut takdir yerine somut veriye dayalı bir ceza belirleme pratiği geliştirmek isteyen hukukçular için Apilex, yalnızca bir yazılım değil, stratejik bir hukuki çalışma ortağıdır.
Zincirleme suçta ceza belirleme artık sadece kanun maddesini bilmek değil; doğru içtihadı, doğru gerekçeyi ve doğru oranı aynı potada buluşturabilme meselesidir. Apilex tam da bu noktada fark yaratır.
